Künye

Haber Arşivi

Ziyaretçi Defteri

Giriş Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim 5 Eylul 2010 Pazar
      ANA SAYFA
       TÜRKİYE
       MALATYA
       DÜNYA
       SİYASET
       GÜNDEM
       EKONOMİ
       ASAYİŞ
       SPOR
       EĞİTİM
       KÜLTÜR
       SAĞLIK
       YAŞAM
       TEKNOLOJİ
       2009 Seçim Sonuçları
       KÜNYE


Arama

 


Hava Durumu
Malatya


Kaynak
Devlet Meteoroloji İşleri
Genel Müdürlüğü

Resim Galeri

Malatya'dan Görüntüler
Malatya'dan Görüntüler

Ziyaretçi Defteri

Sizde Yazın!
 
Yazan: zihni sinir
21yüzyılın en büyük şairiymiş…… Şiirleri akademi çevresinde, elden ele dolaşıyormuş… Şimdiden fanları bile oluşmuş…muş. Hadi bunları anladık ta, Dünya Edebiyatçılar Birliği tarafından nasıl olur da uluslar arası “ sır ” unvanı verirler…İşte bunu anlamak zor… Onlara sormak lazım, acaba şiirleri, böylesi bir uluslar arası ödülü, gerçekten hak ediyor mu? Diğer bir husus, bildiğim kadarıyla bu unvan, İngiltere’de egemenlerle tam bir uyum içinde olanlara verilir… Halk için yazdığını söyleyen biri için bu ödülü almak biraz tuhaf değil mi? Prof. Dr. Sinan Susam ( sokak şairlerini esirgeme derneği as başkanı ) ****************************************************************************************************************** Pırasa Gazetesi’nin 26.08.2009 tarihli “ Edebiyat Söyleşileri “ adlı yazısından alınmıştır. Onur Sezgin'den ' Tiyatral Şiirler ' 1.perde 2.kısım “ Gökkuşağı gibiydi ” Birinin bana “ Üstat! ” diye seslendiğini sandım Ve “ Efendim! ” diye yanıtladım onu Neden mi? Sonsuzluğu gördüm dün gece Saf ve tükenmeyen bir kaynaktan, Her türlü rengin bir araya geldiği Büyük bir gökkuşağı gibiydi Parlak olduğu kadar dingin Onur Sezgin 27.08.2009 1. perde 2. kısım “ 11 yaşındaki bir çocuktan - Kumarbaz babaya öfke ” Tanrı seni korusun, Aklı şaşmış ve bunamış babam, Sana böyle eziyet eden kemirgenlerden! Nedir bu halin? Lazım olur diye Sakladığım oyuncak tabancamla Vurdum işte bütün kumarbazları! Onur Sezgin 27.7.1977 1. Perde 2. kısım “ Küskünüm benim! ” Küskünüm benim! Ben ona böyle derdim çünkü Kabul ediyorum biraz hassas ve kırılgandı Küstürmüşüm onu… Ve bir gün… Kopardılar onu benden Makasın bileşen uçları, Kesip ayırdı kutsal saçı bedenimden Sonsuza kadar… Ve o zaman, onun (Seval’imin) Gözbebeklerinden şimşekler çaktı Ve karanlık gökyüzünden yağmurlar boşaldı Hiç bitmeyen… Varsın bu hava, bu su, Bu yeryüzü kargaşalığa düşsün İnsanlar, hayvanlar, kurtlar, kuşlar mahvolsun! Sonsuza değin lanetli olsun, Bu nefret edilesi gün En güzel, en çok sevdiğim varlığı Kapıp gittiği için Onur Sezgin 30.11.2008 2.perde 2.kısım ” Tam o anın koordinatları ” Işıksız bir yerde, Dört yanımda tehlike Labirentin tam ortasındayım Üstümde de garip bir ağırlık Bir ad veremiyorum buna Eğer çaresizlik demezsem, Ne diyebilirim bu duyguya Onur Sezgin 04.09.2009 1.perde 2.kısım “Anılar “ Nöbet tutma sırası, bana geldiğinde; Kaskatı buzlar, zincirleriyle Sımsıkı bağladılar ayaklarımı Hiç bir şey duymuyordum orada Durmadan esen poyrazın ulumasından başka Kızıl renkli sonbahar ağaçlarına bakıyordum Ölümden hiç korkmuyorlardı Tek Tanrılı dinlerin; Belli ki, onlara kazandırdıkları Ruhun ölümsüzlüğü umuduyla avunuyorlardı Onur Sezgin 09.08.2009 Aşk bitti Heyecan da öyle Evlilik bir ölümdür artık bu şekilde Oysa “ Heyecandı “ çok önceden Bize bu nikâh yeminini ettiren Bitti, hepsi bitti Onur Sezgin 3.08.2008 1.perde 2.kısım “2008 Türkiye'si” Üstü örtülü gerçekler, Bir bir açığa çıkıyor şimdi Doğanın yasaları, Gecenin karanlığına gizlenmişti ya, Tanrı “Edison doğsun” dedi Ve ışığa boğuldu her şey Onur Sezgin 23.11.2008 2.perde 2.kısım “ Yaş 45 “ Ayak tabanlarında oluşan her nasır; Bir acı verir insana Tüketilemeyen bazı arzulardan mı? Yoksa boşa çıkan umutlardan mı? Bilinmez ya, Ak düşmüş her saç telinin ardında Bir gözyaşı saklıdır Çıkmakla işlediği suça üzülüp ağlarcasına Onur Sezgin 21.07.2008 2. perde 1. kısım “ Metafizik Usulü Ayrılığın Koordinatları “ İkimiz de tek başına kaldık şimdi Ama ben, Daha büyük bir şehirde, Daha kalabalık bir caddede kayboldum Çevremi saran bu uğultu, Beni hiç bilmediğim bir yöne sürüklüyor Başımda hafif bir ağrı, Ayaklarım yorgun Pusulam kayıp! Onur Sezgin 8.12.2008 1. perde 2. kısım “ Bir Mutluluk Şarkısı “ Dünyayı bir su damlasının içinde görmek − Ne güzel! Ve bir kır çiçeğinde cenneti Zamanı kum saatinin içinde sıkıca tut! Bak, sonsuzluk ellerinde işte! Yaşlılık korkutmasın artık seni Açlık ve ölüm de İstersen güneşi verebilirim sana Eskiden bahçede oynadığım yerde Ama bana inanmadığını söyleme Ben bir mutluluk şarkısı yazdım Her çocuk dinleyip sevinsin diye Onur Sezgin 12.10.2008 1.perde 3.kısım “ Tragedya usulü sitem etmenin koordinatları ” Öfke ve hüzün, İçime işliyor Bir virüsün bedeni istila etmesi gibi Kader Tanrıçaları, beni işe yaramaz sandılar Böylece yanılarak hepsi Alın yazıma razı oldular Öyleyse gökyüzüne doğru çekmesinler ruhumu Sürünerek gitmeliyim ateşe Kısa bir yolculuk olmayacak zaten bu Yanarken alevler içinde, Bir tek aşağılık gözyaşı dökmeyeceğim Korkudan değil, acıdan kızaracak yüzüm, eğer kızarırsa Ey ruh, kül tanelerine dön; Akan bir derenin, bulanık sularına karış ki, Seni bir daha bulamasınlar Ve bu şekilde dağılsın Evrenin insafına kalmış o küçük parçacıklar. Onur Sezgin 02.09.2009 1.perde 2. kısım “ Soylu geçinenlerle alay etmenin koordinatları ” Benim oldukça eski ama soylu Ya da soysuz kanım, Nebula denen gaz kütlesinden beri Kurt ve kuşun kanatlarında mı? Uçup gitti yani? Buna şaşmamalıyız Namuslu doğa bizi aptal yarattıysa Daha çok destan yazar tarih kitaplarımız Onur Sezgin 11.12.2008 2.perde 1.kısım ” İltifat etmenin entelektüel koordinatları ” İnan ki, çok merak ediyorum, Senle ben ne yapardık Birlikte yaşamadan önce? Öyle denk gelmişiz ki… Bir pergelin iki ayağı gibi Bunu anlatabilmek için, Henüz cilalanmamış, pürüzlü dizeleri seçtim Konuşmaya en uygun, Düz yazıya en yakın olduğu için Onur Sezgin 26.08.2009 1.perde 2.kısım ”Arabesk bir aşk filminin koordinatları” Seni ateşe atsalar, ben yanmaz mıyım; Senin kalbin kırılsa, ben inim inim inlemez miyim? Sen sitem etsen, neşeden eser mi kalır bende? Biz bir bütünüz Zorluklar bizi ikiye böldüğü halde Onur Sezgin 29.08.2009 1. perde 2. kısım “ Bırakıp gitti işte beni ” Olympos dağının eteklerinde, Merdiven yıkardı harçlığı çıksın diye İşte ben böyle bir kızı sevdim Meğer Venüs bile kıskanırmış onu Geç uyandım Ve o gün Uçan bir kuşun kanatlarından nem kapmış Ya da sarhoş bir bulutun rüzgârına çarpmış Ne fark eder ki? Bırakıp gitti işte beni Yavaş yavaş gözlerini yumarak Bir daha açmamacasına hem de Şimdi yalnızca Rüyalarımda yeşeren o fidanın Küçücük yeşilini yağma eden kutsal keçiler, Duyun sesimi! Ey Olympos dağında yaşayan Tanrılar! Ya, hepten yok edin evreni Ya da bırakın sonsuza dek yaşasın âşıklar! Ve sen ay dede, karanlık gecelerime ışık tutan Silinip gitme unutuluşa Boşuna değil her gece yeniden uyanışın Onur Sezgin 21.02.2010 2.perde 2. kısım “ Ayrılış “ Otobüs durağında ağlıyor genç bir kadın Boyun atkısına gizlemiş Gözyaşının göz farına karıştığı yüzünü Üşümüş parmaklarını hohluyor Tek başına dönecek evine belki de Karanlık sokaklarda adım adım yürüyerek İlk adım ilk ayrılıştır Telefondaki o ayrılış Ilık akan bir gözyaşı Hayal kırıklığının ilk gözyaşlarıdır. Onur Sezgin 17.02.2010 1. perde 2. kısım “Okul Yılları” Bir sigara paketinin içine Şiir yazarken yakalandım Aldığım cezaya mı? Yoksa yazdıklarımın Fark edilmediklerine mi yanayım? “ Sigara sağlığa zararlıymış “ Öğrenmiş oldum Şimdiyse Yüksekten uçan Alçak gönüllü bir kartalın Beyaz kanatlarına yazdım Üstelik sesli harflerle Körler de bir parça okuyabilsin diye Onur Sezgin 25.02.2010

Kayıt Tarihi: 25.08.2010 19:36:00

Yazan: MESUT YILMAZ
Gazeteniz haftalık siyasi bir gazete bu bağlamda gazetenizin ismine uygun gündem ile ilgili konuları köşe yazarlarınız işlerlerse daha başarılı olacağınıza inanıyorum.Özellikle baş yazı kısmında Malatyanın sorunlarının ve Ülke siyasetinin işlenmesini beklerken Özel bir hastanenin abartılı bir şekilde reklamı ile karşılaştım.Bu tür yorumları reklam sayfanızda yaparsanız daha şık olur.

Kayıt Tarihi: 16.07.2010 14:31:00

Yazan: RÜZGAR
Sitenizi birkaç gün oldu farkedeli biraz gezindim çlışmalarınıza ve resimlerinize baktım güzel olmuş tebrikler.Umarım yönetim olarak daha iyi şeylere imza atarsınız.Ben yeşiltepeli değilim ancak iyi tanıdığım yeşiltepeli arkadaşlarım var.Onlarada sizin aracılığınızla selamlar....BAŞARILAR

Kayıt Tarihi: 16.03.2010 12:33:00

Yazan: Mustafa ASİLTÜRK
Uzun zaman olmuş ayrılalı. Belki çok uzun kalmadık ama yine de Malatya güzeldi. Hala anılar aklımda. İstanbul'dan selamlar.

Kayıt Tarihi: 15.03.2010 18:12:00

Yazan: vahap doğan
SAYIN FLAŞ HABER PORTALI SİZLERİ VE HABERLERİNİZİ GÜNLÜK TAKİP EDİYORUM ÇOK MEMNUNUM ANKARA DA İKAMET EDİYORUM MEMUR OLARAK HASRETLİK İŞTE MALATYA HABERLERİ MERAK EDİCİ TUTUMUM DAN SİZLERİ HEP TAKİP EDECEĞİM SAYGILARIMLA

Kayıt Tarihi: 13.01.2010 17:13:00

Yazan: zafer ateş
nostalji tarihi malatya evi malatyamızın yüzakı dışardan gelen misafirlerimiz götürbildiğimiz tek mekan buaradan bu cfeyi malatyamıza kazandıran MURAT GÜMÜŞ,E VE malatyada ki mülki amirlerimize ve tüm malatylılara da sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum böyle bir mekanı yaşattıkları için.

Kayıt Tarihi: 08.01.2010 19:44:00

Yazan: Sevgi Duru
İlinizi ve sizleri tanımış olmaktan sonsuz mutluluk duydum. Çok genç olmanıza rağmen yaptıklarınız pek çok yetişkinin yapmayı aklından bile geçirmediği bir gerçek. Böylesine zeki, çalışkan ve girişimci bir ruha sahip gençlerimiz oldukça ülkemizin daha aydınlık yarınlara ulaşacağına olan inancım artıyor. Sizleri öncelikle kutluyor ve başarılarınızın devamını diliyorum. Sevgiyle kalın.

Kayıt Tarihi: 20.12.2009 18:55:00

Yazan: mustafa dinçeler
malatya kendi içerisinde hibrit açılımları olan bir şehir.Kendi ekseni etrafında yukarıda kjaradenize kadar olan aşağıda mezepotamya ve batıda ise mersin antalya ve ankara ile istanbulda güçlü lobileri olan bir şehir.avrupa ya kendi uygarlığını taşıyan Malatya lı beraberinde özellikle almanyada bu uygarlığın kozmik sınırlarına ari ırkını da katarak adeta alman sosyetesini de malatyalılaştırmış..bu başarıyı yeni nesillere taşımayı başarmıştır.malatya kendi içindeki hibrit yapıyı bir miktar akp ile dönüştürmüş olmakla terazide de kaymalara sebep olmuştur bu kaymalar özellikle nasyonalist islam ile kült islam arasındaki fikirsel ayrılıklardan kaynaklanmaktadır..bunun yansımalarını üç beş yıl sonra görebiliriz.Farklılıkların hoşgörü ile pek desteklenmek istenmediği bir noktada kültür ve sanat etkinlikleri şehrin bu dokusunu yemektedir.AKP milletvekilleri devamlılıkları için önemli müdürlüklere halktan kopalı bir asır olan kişileri yerleştirerek geçmiş dönem vekil bağnazlıklarını tavizsiz sürdürmektedir...Malatyanın ve Malatyalının her kesiminin vekili olma yükümlülüğü tartışılmaz ve pazarlık yapılamaz bir gerçektir..Memur tayinleri ve kamu personeli dağılımı ise tektip insan görüntüsüne doğru kaymış durumda.BU YAKLAŞIM MALATYA NIN VİZYONU VE ETKİLEŞİM ALANLARINI KÜÇÜLTMEKTEDİR.Anadolu medeniyet ve uygarlığının beşiği olan Malatya toprakları her zaman yapılanları az bulacak yapılmayanları arzu edecektir.Çünkü lider olmak bunu gerektirir. SAYGILARIMLA..

Kayıt Tarihi: 18.12.2009 11:45:00

Yazan: deniz mayalı
Merhaba; Size Elazığ'da yayın günlük yayın yapan Yeni ufuk gazetesinde dün çıkan bir yazıyı gönderiyorum. Benim hoşuma gitti doğrsu. Malatya’yı Kıskanmayalım Kalkınma Ajansları hepimizin bildiği gibi bölgenin iş ve yatırım imkanlarının tanıtımını yaparak, bölgeye yeni yatırım ve yatırımcılar kazandırmak, ekonomik gelişmeyi hızlandırmak ve bölgenin rekabet gücünü artırmak gibi bir çok görevi ifa eder. Bilinmektedir ki Doğu ve Güneydoğu’daki diğer şehirler yatırımlarla sürekli gelişirken, Elazığ ne yazık ki diğer şehirlerimizin aksine ekonomik açıdan sürekli gerilemektedir. Açılan fabrikaların bir bir kapandığı müstesna özellikli şehrimizin maharetli cingöz insanları! ihtişamlı malikanelerin gösterişsiz zenginleri! maharetleri kendiliklerinden malum beş muhteremin memleketlerinden ziyade kendilerini düşündükleri sürece sahiplenilmeyen bir aziz şehir kalacaktır elimizde. Elimizde kalanın da kıymeti bilinir mi bilmem. Oysa Malatya insanı, zengini ve milletvekilleriyle el ele vermesini bilmiş, yatırımlarını yaparken önce şehrim demiştir. Çok değil Özal zamanına kadar Elazığ’ın çok gerilerinde bir şehir olan Malatya, Özal’la birlikte yatırımlar şehri olmuş, içlerindeki zenginler de Malatya’ya yatırımda yarışır hale gelmişlerdir. Şimdi soruyorum size; Kalkınma ajansının bölgedeki merkezi Elazığ olmuş olsaydı yatırımların kaçtığı bir şehirde bu ajans görevlerini layıkıyla yerine getirebilir miydi? Verilen hiçbir sözün yatırıma dönüşmediği, ilgili, yetkili ve etkili çevrelerinin sadece kendilerini düşündüğü bir şehire devlet neden kalkınma ajansını kursun ki? O yüzdendir ki kalkınma ajansı Malatya’ya anasının ak sütü gibi helal olsun. Ayrıca emin olun o kalkınma ajansı orada burada olduğundan daha çok faydalı olacaktır Elazığ’a. Kanımızı da istiyorlarmış, yok değerli Nafiz hocam kanımızı değil sadece bölgenin kan merkezinin şehirlerine kurulmasını istiyorlar en haklısından. Ne yapsın bizim kanımızı Malatyalılar. Varsın bölgenin kan merkezi de Malatya’ya kurulsun. Zaten var olan hastanelerimiz bir bir kapanmıyor mu ne yapacağız koca bölgenin kanlarını? Hem bilmez misiniz hastanelerimizdeki skandalları, ya bunlar kana da karışırsa zehirlemez miyiz tüm bölgeyi? Hacılarımız Malatya’dan uçsun ne diye karşı çıkıyoruz ki? Yıllardır Malatya’dan hiç feyz alamayan bizler sürekli kıskançlığımızdan kendi kendimizi yemedik mi? Biz söyleyip biz bir oynamadık mı ey medya yazar çizerleri. Çırpınıp durmak bundan böyle beyhude çaba değil midir? O halde alkışlayalım komşuyu ve bırakalım kendi haline aziz şehrimizi. Şehrin tek profesyonel futbol takımına sahip çıkamayan, hatta ve hatta içinin boşaltılıp boş bir çuval gibi oradan şuraya tepiklenen klübümüzü de bırakalım kapansın. Niye çığlık atıp duruyoruz ki? Benim temliğim memliğim yok ki. Temlik canavarları temliksiz kalıp temlik alabilecekleri yeni bir klüp oluşturup çöreklensinler üstüne. Varsın Elazığspor amatör klüp olarak adını sürdürsün. Gocunmak, üzülmek neyimize bizim? Sayın Valimizin çabalarından utanmayan, yüzlerindeki maskerini bir türlü indiremeyen yüzsüz memleket insanları terk edip gitmedikçe, aziz şehrin üstünden kara bulutlar dağılmayacaktır. Malatyalı güzel insanların şehirlerine yaptıkları hizmetlerden feyz alamayan bizim mahallenin kıskanç çocukları hasetlerinden çatlama oyununu daha çook oynamaya devam edeceklerdir. Ben de bu satırlardan onlara nanik yapmaya devam edeceğim elbette. Nasıl olsa günler gelip geçer şehrimize memurlar sahip çıkmaya devam eder. Küçük olsun bizim olsun düsturu hep geçerli olsun! Değil mi efendim? Muharrem Yılmaz Yeni Ufuk Gazetesi 11 Ağustos 2009 Salı

Kayıt Tarihi: 13.08.2009 14:22:00

Yazan: mustafa simsek
s.a siteniz halkulade olmus devamli sitenizi begeni ile takip ediyorum

Kayıt Tarihi: 30.06.2009 21:02:00


Sayfa :1 - 2 - 3 -

Yazarlar
 REMZİ HAYTA
REFERANDUMA DOĞRU ve CHP
 KENAN KAYA
YAZIK CHP’YE YAZIK BERHAN ŞİMŞEK’E
 İSKENDER KORKUT
Çalık Ablamın Gezisi…
 Prof. Dr. AYŞE KAFKASLI
Gebelikte Down Sendromu Tanısı İçin Tarama Testleri
 ENVER KALAYCIOĞLU
MALATYA’NIN ANALI KIZLI KÖFTESİ
 Av. MERT ERYILMAZ
REFERANDUMA DOĞRU
 PSK. İZZET GÜLLÜ
Gerçekleri Abartarak Algılamak‏
 ŞERAFETTİN ÖZHAN
RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ, EMEKLİNİN DE CEBİ BOŞ GELDİ…
 GÜLŞEN SAYILIR
Neye Evet; Neye Hayır Diyoruz?
 CEMİL ERDOĞAN
Bilgisayarcı Sözleri

Anket

REFERANDUMDA OYUNUZ NE OLACAK?

EVET

HAYIR

KARARSIZ

Tüm Anketler

Röportaj
"TÜRK HALKINI CAHİL SANIYORLAR"



  Künye - Haber Arşivi - Ziyaretçi Defteri - İletişim - RSS/XML Giriş Sayfam Yap - Sık Kullanılanlara Ekle 

Malatya Flaş Haber/ Haftalık Siyasi Gazete Her Hakkı Saklıdır ©  http://www.flashabermalatya.com 
Yazılım: ercans@gmail.com 0,05