25 Nisan 2014 Cuma

Malatyalı Çocuklara Tam ve Dengeli Beslenme Etkinliği Gazi İlkokulu'nda 23 Nisan Coşkusu Malatya'da son 24 saatte neler oldu? 22-23-24.04.2014 200 Kişilik Ekip Malatya'da Gösteri Düzenledi Büyükşehir Başkanlık Koltuğuna Eylül Eda Keyvan oturdu Kırmızı Et Üreticileri Birliğinden Başkan Çakır’a Ziyaret Balık Sezonunun Kapanması Alabalık Üreticilerine Yaradı ''3.’ncü gün Mevlit yemeğini kaldıramadık'' Malatya – Yeşilyurt Yolu Bulvara Dönüştürülüyor Başkan Polat: Kiraz Festivalini Düzenleyeceğiz
Ağbaba: Öğretmen Maaşları Hala 1995 Ten Geride

Cumhuriyet yet Halk Partisi(CHP) Malatya Milletvekili Veli Ağbaba eğitim öğretim yılı açılışı nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Ağbaba ayrıca eğitim yılı açılışı öncesi Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer tarafından yazılı olarak cevaplandırılmak üzere bir de soru önergesi verdi.

18.09.2011 14:39:41   

 

Ağbaba öğretmen adaylarının sorunlarından hareketle yaptığı değerlendirmenin ardından Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer’in yanıtlaması isteği ile ;2002 yılından 2011’e kadar geçen sürede kaç öğretmen ataması yapılmıştır? Yıllara göre ataması yapılan öğretmenlerin alan,uzmanlık, branş dağılımı nedir?Hangi alanlarda kaç öğretmen açığı bulunmaktadır? Diye sordu.

 

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın eğitim öğretim yılı nedeniyle yayımladığı basın açıklaması ise şu şekilde ;

 

2011-2012 Eğitim Öğretim Yılı 19 Eylül tarihinde başlayacaktır. Yeni eğitim yılı sistemin,okulların, öğretmenlerin ve yardımcı personellerin birikmiş sorunları ile başlamaktadır

 

ÖĞRETMEN MAAŞLARI HALA 1995 TEN GERİDE

Ülkemizin eğitim sisteminin en önemli sorunlarının başında eğitim emekçilerinin yaşadığı sorunlar gelmektedir. Ekonomik ve  İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)’nün   raporuna göre Türkiye’de ki öğretmen maaşları 2011 yılında hala 1995 yılındaki düzeyini yakalayamadı .Aynı rapora göre en yüksek derecedeki lise öğretmenleri OECD Ülkeleri ortalamasına göre yıllık 47 Bin Avro maaş alırken,bu rakam Türkiye’de 26 Bin avro, Lüksemburg’ta ise 122 Bin avro düzeyinde. Yani ülkemizde emekliliği gelmiş bir öğretmen OECD ortalamasının neredeyse yarısı, Lüksemburg’ta ki meslektaşlarının dörtte biri maaş almaktadır.Pek çok Avrupa ülkesinden daha az maaş alan, daha çok çalışan, daha az sosyal haklara sahip olan eğitim emekçilerini yeni eğitim öğretim yılında da büyük sorunlar kümesinin beklediği bir gerçektir.

 

ATANAMAYAN ÖĞRETMENLER İNTİHAR EDİYOR

Ataması yapılan , mesleğini icra eden öğretmenlerin sorunlarının yanı sıra yıllardır atama bekleyen ancak ataması yapılmayan öğretmen adayları da ülkemizde ki eğitim sisteminin en acı gerçeklerinden biridir.

Daha birkaç gün önce Antalya’da ataması yapılamayan 25 yaşındaki fizik Bölümü mezunu  bir bayanın intihar ederek hayatına son verdiğini öğrendik. Geçen yıl ilimizde 5 yıldır atanamayan  25 yaşındaki edebiyat bölümü mezunu bir bayanın ilaç içerek intihara teşebbüs ettiğini biliyoruz. Bu ve buna benzer örnekler maalesef Türkiye’de artık  normal karşılanıyor.Yap boz tahtasına dönen Milli Eğitim sistemi hayatlarının baharındaki öğretmen adaylarını intihara,işsizliğe,seyyar satıcılık yapmaya zorlamaktadır.

350 BİN ÖĞRETMEN ADAYI ATAMA BEKLİYOR

Geçmişten günümüze gelen yanlış eğitim politikaları bugün ülkemizde Milli Eğitim  Bakanlığı’nın resmi verilerine göre 147 bin öğretmen açığı olduğu belirtilmektedir. Oysa ülkemizde atama bekleyen 350 bine yakın öğretmen adayı bulunmaktadır. Bu sorun derhal   müdahale edilmezse çok daha vahim bir noktaya sürüklenecektir..

 

EĞİTİM  CEMAATLERİN KONTROLÜNE GİRİYOR

Israrla kadrolaşmak istenilen, liyakatın bir kenara bırakıldığı Milli Eğitim sistemi mutlaka objektif kriterler ile yönetilmesi gerekmektedir. Kadrolu- ücretli-kısmi zamanlı usta öğretici –vekil gibi sıfatlar ile birbirlerinden ayrılan öğretmenlik mesleğinin saygınlığının verilmesi gerekmektedir. Tarikat, cemaat ilişkileri ile eğitimin ısrarla din eksenli bir alana sürüklenmesine son verilmelidir.

 

Öğretmen ve derslik sayılarının yetersizliği, sınıfların modern ve yeterli donanımdan yoksunluğu, yardımcı personel konusunda yaşanılan sorunlar ve benzeri tüm olumsuzluklara rağmen  aydınlanma devrimini devam ettirecek öğretmenlerimize, yöneticilerimize, Milli Eğitim personellerimize, öğrenci ve velilerimize yeni eğitim yılının başarılı ve mutlu geçmesini diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

ülkemizdeki en yüksek kıdemli lise öğretmeni yıllık  26 bin Avro maaş alırken OECD ortalaması 47 bin avro Yani ülkemizde öğretmenler OECD ülkelerinin ortalamasının neredeyse yarısı kadar maaş alıyorlar.

Öğretmenlerimiz geçim sıkıntıları ile boğuşarak

 

bir kıdemli öğretmen

 

 2011 yılında Türkiye’de 1995 yılında “ilkokul öğretmeni” maaşı 108 birimken 2000 yılında 55 birime indi.

Kısa adı OECD olan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü’nün her eğitim-öğretim yılı başı için hazırladığı geleneksel “Bir Bakışta Eğitim 2011 - Education At A Glance 2011” Raporu açıklandı. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü verilerine göre Türkiye’de öğretmen maaşları 1995’teki düzeyini henüz yakalayamadı. Türkiye’nin en azından lise diplomasına sahip kişi sayısı itibarıyla Portekiz ile birlikte OECD ülkeleri arasında en kötü durumda olan ülke olduğu belirtildi. 2009 itibarıyla Türkiye’de 5-14 yaş arası okullaşma oranı yüzde 91.3 olarak ölçüldü, bu alanda OECD ortalamasının ise yüzde 98.6 düzeyinde olduğu belirtildi. Raporda öğretmenlerin ülkelere ve “satınalma gücü paritesine göre” avro cinsinden 2009’daki yıllık maaşları da yer aldı. Yeni ilkokul öğretmeni OECD ortalamasında 26 bin 512 avro, Türkiye’de 22 bin 420 avro, Lüksemburg’da 45 bin 480 avro (en yüksek), Almanya’da 40 bin 780 avro, Slovak Cumhuriyeti’nde 10 bin 658 avro, Polonya’da 8 bin avro (en düşük), İsrail’de 16 bin 625 avro, Fransa’da ise 21 bin avro alıyor. Kıdemli bir ilkokul öğretmeni OECD ortalamasında 42 bin 784 avro, Türkiye’de 26 bin 74 avro, Lüksemburg’da 99 bin 229 avro (en yüksek), Almanya’da 54 bin 249 avro, Slovak Cumhuriyeti’nde 13 bin 218 avro (en düşük), Polonya’da 14 bin 242 avro, İsrail’de 37 bin 249 avro, Fransa’da ise 43 bin 216 avro alıyor. Yeni lise öğretmenine OECD ortalamasında “yılda” 29 bin 472 avro, Türkiye’de 22 bin 980 avro, Lüksemburg’da 70 bin 282 avro (en yüksek), Almanya’da 48 bin 942 avro, Slovak Cumhuriyeti’nde 10 bin 658 avro, Polonya’da 10 bin 252 avro (en düşük), İsrail’de 14 bin 676 avro, Fransa’da 24 bin 219 avro ödeniyor. En yüksek kıdemdeki lise öğretmenine ise OECD ortalamasında 47 bin 740 avro, Türkiye’de 26 bin 634 avro, Lüksemburg’da 122 bin 176 avro (en yüksek), Almanya’da 68 bin 157 avro, Slovak Cumhuriyeti’nde 13 bin 218 avro (en düşük), Polonya’da 18 bin 569 avro, İsrail’de 33 bin 254 avro, Fransa’da 45 bin 788 avro ödeniyor.

 

Öğretmen maaşları iyi değil

Raporda öğretmen maaşlarının 1995-2009 yılları arasındaki değişimini ortaya koyan endeks yer aldı. GSYİH deflatörlerinden yararlanarak sabit fiyatlara dönüştürülen maaşlarda 2005 yılında alınan ücretler 100 kabul edildi.

Buna göre Türkiye’de 1995 yılında 15 yıl deneyimli “ilkokul öğretmeninin” maaşı 108 iken Ecevit hükümetleri döneminde yani 2000 yılında 55’e indi. Krizin etkisi yavaş yavaş geçerken AKP döneminde 2005 yılında 100 birime çıkan maaşlar, 2006’da 95, 2007’de 99, 2008’de 101, 2009’da ise 106’ya yükseldi, ancak hala 1995’in gerisinde bulunuyor. Bir lise öğretmeninin maaşı Türkiye’de 1995’te 111 birimdi. Yine kriz nedeniyle 2000 yılında 51’e düştü. Krizden çıkış çabalarıyla 2006’da 96, 2007’de 100, 2008’de 102 olan lise öğretmeni maaşı, 2009’da ise 107’ye çıktı. Lise öğretmenlerinin maaşları da 1995’in gerisinde bulunuyor. “OECD ortalamasında” ilkokul öğretmenleri 1995’te 94, 2005’te 100, 2007’de 101, 2009’da ise 107 birim maaş alıyor. Lise öğretmenlerinin maaşı ise 1995’te 96 birim iken, 2009’da 107 birime çıkıyor.

 

En az lise mezunu Türkiye ve Portekiz’de

OECD bölgesinde 55-64 yaş arasında en az lise diplomasına sahip olanların ortalaması yüzde 61. Bu yaş grubunda OECD’nin en düşük oranına sahip ülkesi AB üyesi Portekiz (yüzde 14). Portekiz’i Türkiye yüzde 19 lise diplomalı oranıyla izliyor. Meksika’da ise oran yüzde 21. Lise diplomalıların oranı ABD’de yüzde 89, İspanya’da yüzde 30, Norveç’te yüzde 79, Macaristan’da yüzde 72, Şili’de yüzde 43, Almanya’da ise yüzde 83 gibi rakamlara ulaşıyor. Türkiye’nin oranı en azından bir lise diploması sahibi olan kişilerin sayısının azlığını gösterdi. OECD raporunda, “25-64 yaşındakilerin edindikleri eğitime göre işsizlik trendleri (1997-2009)” tablosu yer aldı. Tabloda orta öğretim ve üniversite diploması sahiplerinin son 12 yılda işsizlik durumları ülkeler bazında yansıtıldı.

 

Eğitimlilerde işsizlik yükseldi.

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


ŞİMDİ BÜYÜK DÜŞÜNMELİYİZ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  NURETTİN KONAKLI
  KENAN KAYA
  CUMALİ DUMAN
  VEDAT ERDOĞAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  HAKAN KELEŞ
  HANDAN ACIKÖK
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket
Aktif Anket Bulunamadı

Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Küçük: ''Belediye’nin Tek Kuruşunu Almayacağım''

Çok Okunanlar
Tam ve dengeli beslenmenin her çocuğun hakkı olduğuna dikkat çekmek için hazırlanan programda çocukl
Malatyalı Çocuklara Tam ve Den
Gazi İlkokulu'nda 23 Nisan Coş
Malatya'da son 24 saatte neler
200 Kişilik Ekip Malatya'da Gö
Büyükşehir Başkanlık Koltuğuna
Kırmızı Et Üreticileri Birliği
Balık Sezonunun Kapanması Alab
''3.’ncü gün Mevlit yemeğini k
Malatya – Yeşilyurt Yolu Bulva
Başkan Polat: Kiraz Festivalin
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.