Yılmaz Özdil, Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde Fransa'nın tandığı soykırımı inkara suç yasasına tokat gibi bir yazı ile cevap verdi. Ermeni soykırımı olsaydı İstiklal Marşımızın orkestrasyonunu yapan kişi, nasıl bir Ermeni olabilirdi? diye sordu.
26.01.2012 13:41:39
İşte Özdil'in o yazısı...
Korkma sönmez Fransız Senatosu önünde biriken Ermeniler, Fransız milli marşını okuyup, kendi kendilerini alkışladılar.
Caddenin karşı tarafındaki Türkler İstiklal Marşı'nı okuyunca da, yuhaladılar.
Halbuki.
"Tarlalarımızı saf olmayan düşman kanıyla sulayalım" filan diyen Fransız milli marşının, her dizesi yabancı nefreti fışkırıp, ırkçı sözlerden oluşurken... Islıklayıp, yuhaladıkları İstiklal Marşımızın orkestrasyonunu yapan kişi, Ermeni.
EN DEĞERLİ İMZAYI İSTİKLAL MARŞINA ATTI Edgar Manas. 1875, İstanbul'da doğdu. 1964, İstanbul'da vefat etti. İtalya'da eğitim aldığı halde, Türkiye'ye döndü. "Tehcir" sırasında... Sonradan adı İstanbul Belediye Konservatuvarı olan Darü'l Elhan'da piyano dersi veriyordu. 1923'te Cumhuriyet kurulur kurulmaz, Türkiye'nin ilk Kadınlar Korosu'nu kurdu, yönetmenliğini yaptı. 1933'e kadar Konservatuvar'da piyano, armoni hocalığına devam etti, Ermenice ve Türkçe eserlerini yazmaya kalksam, buraya sığmaz, en önemli ve en değerli imzasını İstiklal Marşımıza attı.
HANİ SOYKIRIM A VİCDANSIZ Madem kese kese kuruttuk... "Hani soykırım a vicdansız" diye sormanın en büyük kanıtı değil midir, bizzat Mustafa Kemal tarafından İstiklal Marşımızın emanet edildiği Edgar?
Diaspora'nın ne kadar sahtekâr, Sarkozy'nin ne kadar denyo olduğunun kanıtı değil midir?
Ve, aynı zamanda...
İstiklal Marşı gibi örnek dururken; "ne mutlu Türküm diyene" diyebilen Edgar varken... Taaa Cezayir'de şahit aramanın ne kadar anlamsız olduğunun kanıtı değil midir?