CHP Parti il Binasında bir basın toplantısı düzenleyen CHP il Kadın Kolları Başkanı Güllü Tuncer, “Hukuk düzenin temeli, medeni hukuktur” diyerek şöyle konuştu.
“17 Şubat 1926 Tarihinde Medeni Kanun’un kabulü ile sosyal alanda tam bir eşitlik anlayışı gerçekleştirilmiştir.
Genç Türkiye Cumhuriyet’inde devlet yapısı Laikleşirken, hukuk kuralları içinde laikliğe aykırı olanları atıp akla ve mantığa uygun olanları almak gerekiyordu. Hukuk düzeninin temeli medeni hukuktur.
Osmanlı imparatorluğu döneminde hukuk işleri din kurallarına göre yönetilmekte olduğundan, çağdaş toplumlar düzeyine erişmek isteyen Türk toplumunun temel ihtiyaçlarının mevcut yapıyla karşılanamayacağı ortaya çıkmıştır.
Tanzimat döneminde hazırlanan mecelle, bazı yenilikler getirmekle birlikte, Türk toplumunun gereksinmelerine tam olarak cevap vermiyordu.
Kişilerin hak ve borçları
Aile kurumu, işleyişi ve sona ermesi
Mülkiyet ilişkileri
Miras sorunları için gerçek bir medeni kanuna ihtiyaç vardı.
Atatürk, 1923 yılında Bursa’da halka yaptığı bir konuşmada söyle diyordu;
‘Yeni Türkiye, ne zamana ne de ihtiyaca uymayan mecelle’nin hükümlerine bağlı kalamaz. En uygar uluslar derecesinde hukuk kurallarımızı da iyeleştireceğiz. Yüz sene – beş yüz sene- bin sene evvel yaşayan bir toplum için yapılan yasalarla bugünkü toplumu yönetmeye kalkışmak gaflettir. Cehalettir’
Batılı ülkelerin medeni kanunu incelendikten sonra, Türk Medeni Kanunu tasarısını hazırlamak için hukukçu milletvekillerinden, Öğretim Üyeleri, Yargıç ve Avukatlardan oluşan 26 kişilik komisyon kuruldu. Bu komisyon İsviçre Medeni Kanununu Türkçeye çevirdi. 17 Şubat 1926’da T.B.M.M kabul edilerek yürürlüğe girdi.
Medeni kanunun İsviçre Medeni Kanunundan alınmasının nedeni,
Mevcut kanunların en yenisi olması
Laik ve çağdaş olması
Kadın –Erkek eşitliğine dayanması
Akla ve bilme dayanması
Açık ve anlaşılır olması
Yargıca taktir hakkı tanımasıdır.
Medeni kanunun kabul edilmesiyle, Türk aile yapısında önemli değişiklikler meydana gelmiştir. Tek kadınla evlilik kuralı getirilmiş ve evlilikte kadın ile erkek arasında eşitliğin sağlanmasına çalışılmıştır. Kanun ile evlenme ve boşanma devlet kontrolüne alınmış, miras konusunda kız ve erkek çocuklar arasında eşitlik sağlanmıştır. Evlenme akdi dini hüvviyetten laik bir yapıya kavuşturulmuştur.
Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır.
Türk kadını ekonomik sosyal ve hukuksal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur.
Türk Medeni Kanunu, Atatürk devrimlerinin temeli dinsel hukuk düzeninden laik hukuk düzenine geçişin belgesi, bir hukuk ve uygarlık anıtıdır.”