22 Temmuz 2017 Cumartesi

Koçak’dan Başhekim Erhan Berk’e Hayırlı olsun ziyareti Binicilik Dersleriyle Atçılık Sevgisi Aşılanıyor 21. yüzyıl zayıflama yiyeceği:Badem! Keskin: Özel halk otobüsü işletmecilerinin haklarını koruyacağız Polat, “Yeşilyurt’u Halkımızla Birlikte Yönetiyoruz” Yaz Okullarına Giden Öğrenciler Çok Mutlu Başkan Gürkan, İspendere İçmeleri’ndeki Çalışmaları İnceledi Malatya Büyükşehir’den Drama Bir Derman Daha AĞBABA; “ASKERLER NEDEN HASTANELİK OLDU?” TÖTM Karaciğer Naklinde Türkiye'nin Gururu
Caddelerimizde akşam saati olduğunda kuşlar cıvıl cıvıl öterdi.

Kayısı diyarı Malatya, türkü diyarı Malatya, ünlüler diyarı Malatya, su diyarı Malatya, ceviz diyarı Malatya, üzüm diyarı Malatya, elma diyarı Malatya, fasulye diyarı Malatya.

7.5.2017 23:05:49   

 

Tarih şehri Malatya, kültür şehri Malatya, gelenekler şehri Malatya, suni göller yöresi Malatya,

Hepsi kulağa hoş geliyor ve hepsi bu şehrin gerçekleri arasındadır. Bu şehrin gerçekleri sadece bunlardan ibaret değildir. Sağlık merkezi Malatya, yeşillikler diyarı Malatya gibi tanımlamalar da aynı düzeyde gerçekliğin ifadesi olmaktadır.

Bu sıfatların hepsinden daha değerlisi YEŞİL MALATYA tabiridir. Yer yer türkülere konu olmuş olan bu tabir, çok önemli bir özelliktir. Kent anlamında, Türkiye’de sadece Bursa ve Malatya’ya nasip olmuş Yeşil sıfatı şehirlere ayrıcalıklar kazandıran bir sıfat olma niteliğindedir.

Çocukluğumuzun Malatyası bu yeşil sıfatıyla özdeşleşmiş bir şehirdi. Yeni yerleşim yerinde planlanırken caddelerinin ağaç yapılarıyla Alman şehirlerini andıran tarzda bir şehirdir. Gezdiğim iki Alman şehri Berlin ve Münih’in ağaçlı caddeleri yıllar öncesinin Çınarlı, Akasyalı Malatya caddelerini bana anımsatmıştı. Yer yer Sovyet şehri niteliğindeki Bişkek, Bükreş, Krakow, Wroclaw gibi şehirlerde de bu hislere kapıldığım oldu.

Ne yazık ki, bu Çocukluğumuzun Yeşil Malatyası çocukluğumuzda kaldı. Günümüzün Malatyası’nda bu Malatya’dan eser kalmamış durumdadır. Ne Aspuzu bağlarının sularının etkisiyle boylanmış, dallanmış ve budaklanmış çınarlardan ve akasyalardan eser kalmıştır, ne de yeşil bahçeli evlerden, kerpiç malzemeli konaklardan eser kalmış durumdadır.

Çocukluğumda bir Akpınar semti vardı. Girişinde aslanlı çeşmelerinde su akan pınarlar ve havuzlar ve konaklar vardı. Bunlar şehirleşme adına yıkıldı, yok edildi. Şimdiki Akpınar şehrin en sevimsiz semti olmayı başardı. Buna benzer bir yapı Mücelli’de vardı. O da silindi gitti.

Caddelerimizde akşam saati olduğunda kuşlar cıvıl cıvıl öterdi. Yücelmiş ve yükselmiş ağaçlar çeşitli kuşlara yuva olurdu. Sesleri akşamları yoğunlaşırdı ve yürürken, araç seslerini de bastırabilecek güçte olurdu. Bunların hepsi yok oldu, gitti.

Çarmuzu çocukluğumun en güzel anılarının yaşandığı yerdi. Onun da nedeni hemen arkasında Hatunsuyu’nun aşağılarına kadar devam eden bahçelerin mekânı Şivanlı’nın olmasıydı. Oradaki bahçelerde günün tamamını kapsayan şekilde gezer, dolaşırdık. Koyu gölgelikli ağaçlar, şırıl şırıl akan sular, sincaplar, yılanlar, çeşitli başka yaban hayvanları bulunurdu. Şimdi buralarda da bütün bunlardan eser kalmamıştır. Betonlaşma oraları esir almıştır.

Tecde ve Yeşilyurt… Yeşil Malatya’nın son kaleleri. Bu kalelerden biri şehrin koruma duvarlı sitelerine kurban edildi. Hem de devamındaki Barguzu’yu da vakumlayacak şekilde bu betonlaşma gerçekleştirildi. Sitelerde yer yer yeni anlayışlı peyzajlar olsa da, bu peyzajlar yükselen onlarca katlı binaların arasında betonu yeşile hakim kılan tarzda bir görünümü getirdi. Bunun yanı sıra, bu sitelerde eski bahçelerdeki yaşamı görebilmek çok mümkün olmamıştır. Kapalı ve açık havuzlu bu sitelerde yeni yaşam tarzı gelişmeye başladı. Ama aynı zamanda gösteriş ve israfın simgeleri de buralardaki yaşamda kendini ortaya koydu. Çok seçenekli diye takdim edilen site özellikleri geleneksel yaşam tarzına çarptığı için yapılan düzenlemeler boşa harcanan paralar olarak kayda geçmektedir. Aileler hanımlarını havuz alanlarına göndermiyorlar. Hem de aile anlayışına uygun politika geliştirilmiş olsa da bu ailelerin o alanlardan uzak kalmasına engel olamıyor. Ama çocuklar bu yeni site mantığına göre kendi aralarında sosyalleşmeye devam ediyor. Bir nesil sonra rahat bir biçimde bu yaşam alanlarının kullanılacağı bir yaşam tarzı kendiliğinden gelecektir. Bugün sakınılan anlayışlar yarın kaçınılamayacak biçimde karşımıza çıkabilecektir.

Yeşilyurt (Tabii ki de orijinal Yeşilyurt) son kale olma özelliğine sahiptir. Tecde’de başarılamayan geniş bahçeli imar planının Orijinal Yeşilyurt’ta da gerçekleştirilememesi durumunda, son yeşil dokulu bölge ve sayfiye alanlarına da son vermek kaçınılmaz son olacaktır.

Gedik Mahallesi’nden sonraki Yeşilyurt’un mevcut haliyle ve dere içindeki bahçeleri ile sadece çay bahçeleri, bahçeli düğün salonları, villalar, özel mesire alanları şeklinde korumayı hedef alan bir imar planıyla tanışması şarttır. Yoksa bu alan da sitelerin ve müteahhitlerin yoğun ilgi ve baskısı altında olacaktır. Bu baskıya hem belediyelerin hem de devlet kurumlarının karşı koyabilmesi mümkün olamayacaktır. Bu bölgenin planlanmasının özel ilgiyle yetkililerini beklediği açıktır.

Bir önemli problem de cadde genişletilmesi ya da yeniden düzenlenmesi adı altında yapılan çalışmalardır. Bu anlamda, atılan her yeni adım Yeşil Malatya’nın katline ferman olmaktadır ve Malatya’yı çocukluğumuzdaki son kalıntılarından uzaklaştırmaya devam etmektedir. Hangi yenilik yapılırsa, estetiksel olarak yapılan cilalamalarla göz boyamayı başarmaktadır. Ancak hiçbir cilalı görüntü doğal yeşil doku kadar sağlıklı bir getiriye sahip olamaz. İnsanlar ve bazı canlıların yaşamına plastik, metal ve betondan ibaret bir yaşam alanı yaratmak, hem görüntü olarak hem de yaşamsal anlamda kanserojen içeren bir yapıda olacaktır. Bunlar yapılacağına, yeni yaşam alanları ve yeni koruluklar oluşturulsa, daha faydalı olur.

Samimiyetle ifade etmeliyim ki, yakın bir zamanda şehrin tek yeşil alanı şehir mezarlığı olacaktır. Mezarlığın yeşil olması da güzel ancak büyük yeşil alanlar ölülerden çok dirilere lazımdır. En az o mezarlığın büyüklüğünde şehrin çeşitli yönlerinde büyük parklar yaparak peyzaj ustalığı gösterilse daha iyi olacaktır.

Oysa bizim şehirdeki gelişmelere bakılırsa, hep devlet elindeki hazır yeşil alanları alıp oraları betonlaştırma projeleri yenilik diye sunulmaktadır. Kafalarda var olan fikir son yeşillikler olan askeri alanları almak, fidancılık enstitüsünü almak, okulları almak ve oralardaki yetişmiş ağaçları da kolayca kesmektir. Bunun sonunda yukarıdan bakıldığında sadece beton çirkinliğinin görüleceği Malatya olacaktır. Bu yol, yol değildir.

Sayın Büyükşehir Belediye Başkanı, Sayın Yeşilyurt Belediye Başkanı ve Sayın Battalgazi Belediye Başkanı başta olmak üzere, bütün etkili ve yetkili Malatya insanlarına seslenerek son sözümü şu şekilde söylemek istiyorum: “BİZE ÇOCUKLUĞUMUZUN, KUŞ SESLERİ İÇEREN AKASYA VE ÇINARLI CADDELERİMİZİ GERİ VERİN. EĞER GERİ VERMEYECEKSENİZ, ELDE KALAN AĞAÇLI YOLLARA VE PARKLARA DOKUNMAYIN”

Saygılarımla

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


RAMAZAN AYINA DAİR GÖZLEMLERİM…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Dr.Erhan Berk’in görev süresinin 3 yıl daha uzatıl
Koçak’dan Başhekim Erhan Berk’
Binicilik Dersleriyle Atçılık
21. yüzyıl zayıflama yiyeceği:
Keskin: Özel halk otobüsü işle
Polat, “Yeşilyurt’u Halkımızla
Yaz Okullarına Giden Öğrencile
Başkan Gürkan, İspendere İçmel
Malatya Büyükşehir’den Drama B
AĞBABA; “ASKERLER NEDEN HASTAN
TÖTM Karaciğer Naklinde Türkiy
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.