21 Ekim 2017 Cumartesi

BYEGM’den Medya Mensuplarına ''Göç ve Mültecilik'' Semineri Çobanoğlu Kebap Evinden Aşure İkramı Ilıcak Camiinde Cuma Namazı Sonrası Aşure İkramı Günata Ailesinin Acı Günü ‘İl İl Yöresel Ürünler Fuarı’ Açıldı Muhtarlar Günü Dolayısıyla Program Düzenlendi Yeşilyurt Kent Konseyi Gençlik Meclisi'nden Yetimlere Tekne Gezisi Bakan Yardımcısı Çiftçi, Gürkan İle Hizmetleri Yerinde İnceledi MASKİ: Su Kaynakları Azalıyor! ''Beylerderesi Şehir Parkı'' Projesinde Çalışmalar Tam Gaz
Servetin ve varlığın kıymeti bilinirse güzeldir

Toplumlardaki çeşitliliğin yansımaları arasında zenginlik ve yoksulluk da bulunmaktadır. Toplumda var olan refah seviyesine bağlı olarak insanlar bir konum elde etmektedirler. Bu konum da varlıklı ya da varlıksız olmak şeklinde de ifade edilebilecek bir yapıya sahip bir durumu da ifade etmektedir.

5.6.2017 02:54:08   

 

Toplum içinde varlıklı insan kategorisinde olan insanlara zenginler, yokluk içerisinde olanlaraysa yoksullar denmektedir. Bu, insanların ast üst  ilişkiler sistemindeki pozisyonlarının da ifadesi olarak dile getirilebilir.

            Bu iki zıt toplumsal kesim sosyolojik olarak var olan gerçekliği ifade eder. Yani bunlar toplumda var olan gerçeklerdir. İşin doğrusu biri olmadan diğerinin varlığının herhangi bir anlamı olmayacaktır.

            Zengin yoksul ile var olur, yoksul da zenginle.

            Bu iki kesimden zenginlik insanların kahır ekseriyetinin hedefi niteliğindedir. İnsanlar,   toplum içerisinde gösterdikleri çabalarla sürekli toplumsal tabakaların yukarılarına çıkmaya çalışır. Bu yukarılara doğru çıkışlar, büyük oranda, gelir ve servet durumuyla bağlantılı olmaktadır.

            Bütün alt kesimler bir tırmanış ve arayış içerisinde bulunurken, zenginleşmek yani refah seviyesini yükseltmek istemektedir.

            Herkesin hedefinde bulunan bir olgunun yani zenginliğin önemli olduğunu düşünmek yerinde olacaktır. Bundan dolayı da olumlu bir anlam yüklemek mümkündür.

            Refah seviyesinin yükselmiş olması dediğimiz zenginlik olgusu göreceli kavramlar kategorisinde bulunmaktadır. Zenginleşmek, güçlenmek sonuçta erişilmek istenen bir pozisyondur.

            Bu aşamadan sonra konuyu bambaşka bir boyuta taşımak istiyorum.

            Zenginlik güzel şeydir. Ancak söz konusu zenginlik yerinde olursa, anlamlıdır. Servetin ve varlığın kıymeti bilinirse güzeldir. Ne kadar varlıklı olunursa olunsun, bu imkânların gerçek sahibinin Allah olduğunun bilinmesi halinde doğru yol yakalanmış olur.

            Kendi inanç sistemimizde Göklerin ve Yerin, bütün kainatın sahibi olan Allah, ne dilerse o olur ve O her şeyin sahibidir, her şeyi bilen ve görendir. Bu inancın bir gereği olarak zenginlik de onun takdirindedir. Bu sebeple, zengin olan bir insanda bu bilinç varsa, kendisi bilir ki o zenginlik kaynağı fırsat ve imkânların gerçek sahibi Allah’tır, kendisi ise geçici sahip niteliğindedir. Bu olgudan dolayı, emanet olan bu varlık kaynaklarının kıymetini bilmeyen bir insanın bunlardan olacağına inanılır. Kıymetini bilmenin yoluysa, zenginlik kaynağının yoksulların da payını içerdiği  ve yaşamı onların payını da vererek sergilemek gerektiğinden geçtiği gerçekliğidir.

İslâmiyette var olan zekat, fitre, sadaka ve fidye gibi yardımlaşma ibadet ve anlayışlarının hepsinin esasen zenginin, varlıklının üzerinde yoksulun hakları olduğu anlaşılmaktadır. Asla, bunlar, zenginin yoksulu yönetme ve onun üzerinde otorite kurma fırsatı olarak düşünülmemesi gereken hasletlerdir.

Mübarek Ramazan ayında bu hasletlerin çok özenli bir vakar örneği olarak ortaya konulması gerekmektedir. İmkânı olanın, bu imkânlarını başka insanların onurları ile oynayacak tarzda seferber etmek yerine; insana değer veren, onun yerine insan onurunu koruyan yaklaşım biçimleriyle kullanmaları gerekli olan şeklidir.

Dünya ibretlerle doludur. Nice zengin olanlar vardır, zaman içerisinde varlık kaynaklarından olup sefil düşmüş ve yoksul yaşayıp ölmüştür. Yine nice insanlar vardır sefil ve yoksul doğmuş, büyümüş iken varlıklı hale gelip gelişmiş, ilerlemiş ve zengin ölmüştür. Bu gerçeklerin hepsi hayatın içinde varlığı söz konusu olan hususiyetlerdir.

Atalarımız boş yere “düşmez kalkmaz bir Allah”tır dememişlerdir. İnsan olan şu misafir olduğu üç günlük dünyada zirvedeyken dipleri, dipteyken de zirveyi görebilir.

Hangi pozisyonda olursak olalım, bir gün bu pozisyonlarımızın olmayacağını hep düşünelim ve ona göre davranalım. Hangi servet, hangi makam ve mevki, hangi sosyal tabaka seviyesinde olursak olalım, bunların her an kaybedilebilme şansı olduğunu bilmeliyiz. Yine atalarımız boş yere dememiş ki, “mağrurlanma Padişahım senden büyük Allah var”.

Türk Tasavvuf Edebiyatının temsilcileri Hoca Ahmet Yesevi, Hacı Bektaş, Mevlana ve Türk Halk Edebiyatının önde gelen simaları Korkut Ata, Yunus Emre, Pir Sultan Abdal gibi örnek şahsiyetlerin felsefelerinde de bu varlığın geçici, emanet ve bütün insanlığın ortak mirası olduğu vurgusu ustalıkla yapılmıştır.

Çağdaş Dede Korkut diye ifade ettiğim Büyük Ozan Arif’in şu sözleri ile yazımı tamamlamak istiyorum:

“Hayır da Allah’tan şer de Allah’tan,

Milletin çektiği dert de Allah’tan.”

Yani kısmetimize düşenin Allah’ın takdiri olduğunu bilip aç gözlü, doymayan zengin de olmayalım, gözü başkalarının varlığında olan yoksul da olmayalım. Her şeye rağmen çalışalım ve çaba sergilemekten asla kaçınmayalım. Saygılarımla 

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


ELEŞTİRİLEL GÖZLE DÜNYAYA BAKMAK İYİDİR İYİ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM)’nin ''Basın Mensupları için Göç Termi
BYEGM’den Medya Mensuplarına '
Çobanoğlu Kebap Evinden Aşure
Ilıcak Camiinde Cuma Namazı So
Günata Ailesinin Acı Günü
‘İl İl Yöresel Ürünler Fuarı’
Muhtarlar Günü Dolayısıyla Pro
Yeşilyurt Kent Konseyi Gençlik
Bakan Yardımcısı Çiftçi, Gürka
MASKİ: Su Kaynakları Azalıyor!
''Beylerderesi Şehir Parkı'' P
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.