21 Ekim 2017 Cumartesi

BYEGM’den Medya Mensuplarına ''Göç ve Mültecilik'' Semineri Çobanoğlu Kebap Evinden Aşure İkramı Ilıcak Camiinde Cuma Namazı Sonrası Aşure İkramı Günata Ailesinin Acı Günü ‘İl İl Yöresel Ürünler Fuarı’ Açıldı Muhtarlar Günü Dolayısıyla Program Düzenlendi Yeşilyurt Kent Konseyi Gençlik Meclisi'nden Yetimlere Tekne Gezisi Bakan Yardımcısı Çiftçi, Gürkan İle Hizmetleri Yerinde İnceledi MASKİ: Su Kaynakları Azalıyor! ''Beylerderesi Şehir Parkı'' Projesinde Çalışmalar Tam Gaz
Kent meydanları uygulamaları açısından da çok yetersizdir.

Kent tasarımı, kentler açısından çok büyük önem arz eden bir husustur. Öyle ki, kentlerin tanıtımı, geliştirilmesi, güzelleştirilmesi adına en başta belediyeleri gündeme getiren kentsel tasarımlar olmaktadır.

13.6.2017 00:52:20   

 

Kentsel tasarım dendiğinde parklar, bulvarlar, ikamet bölgeleri, uydu kentler, kent mobilyaları, yeşil alanlar, kent meydanları, eski şehir bölgeleri ve tarihsel yapıların korunması, aydınlatmalar, süs bitkileri, çiçekler vs. akla gelmektedir.

Planlı olarak tasarlanmış olan kentlerin tamamında bu hususlarla ilgili önemli çalışmalar bulunmaktadır. Avrupa başta olmak koşuluyla, Dünyanın pek çok yerinde başarılı kentsel tasarım harikası şehirler bulunmaktadır. Avrupa’da Doğudan Batıya çok önemli ve başarılı kentsel tasarım numuneleri mevcuttur.

Özellikle eski komünist bloku ülkelerinin çok özenli örneklerini de hatırlatmakta büyük fayda bulunmaktadır. Ancak ister Doğu olsun ister Batı olsun Avrupa şehirleri her açıdan korunmanın da dikkatle uygulandığı şehirler olmuştur.

Avrupa’da gördüğüm bazı şehirlere hayran kaldığımı ve etkisinde kaldığımı belirtmek isterim. Bu şehirlerin ortak yönü nehirleri, kanalları, yeşil alanları, parkları, eski şehirleri, kent meydanları ile dikkat çekmeleridir. Polonya’nın Krakow ve Wroclaw kentleri, Almanya’nın Berlin ve Münih kentleri, Avusturya’nın Viyana ve Salzburg şehirleri ve Çek Cumhuriyeti’nin Prag kenti ve Slovakya’nın Bratislawa kenti kentsel tasarım açısından başarılı örnekler olarak aklımda kalan numunelerdir. Türk Dünyası’nda gördüğüm Bişkek, Bakü ve Oş şehirleri de Sovyet döneminde planlanmış boyutlarıyla beğenimi kazanmış şehirlerdendir.

Türkiye’de de Kayseri, Konya ve Eskişehir kentlerinin kentsel tasarımlarındaki başarılarını zikretmeden edemeyeceğim.

Hem Dünyada hem Türkiye’de başarılı örneklerin hepsinde yeşil alanın tasarımın odak noktasını oluşturduğunu içtenlikle söylemeliyim.

Kentsel tasarım açısından Malatya’yı analiz ettiğimizde, yukarıdaki örneklerin çok gerisinde kalan bir şehirden bahsetmemiz yerinde olacaktır. Bu görüşlerin sadece son beş on yıla göre değerlendirmesini yapmak son derece hatalı bir yaklaşım olacaktır. Ben de Malatya’yı Cumhuriyetin başlangıç yıllarından başlayarak değerlendirme yapacağım.

İsmet İnönü’nün önce başbakan sonra da cumhurbaşkanı olarak etkin rol üstlenmesi Malatya’yı şanslı konuma getirmişti. Cumhuriyetin bu ilk yıllarındaki kentsel tasarım Alman mühendisler tarafından tıpkı Berlin ve Münih gibi tasarlanmıştı. Caddelerin dizaynı, ağaçlandırmalar, geniş kaldırımlar, parklar ve güzel bir çevre dizaynı, sanayi ve ikamet bölgeleri planlaması hep bir bütün şeklindedir.

Gerçekten de 1960’a kadarki Malatya’nın planlanmış şekli adeta hatasız ve eşdeğeri niteliğindeki şehirlere fark atan türdendi. Ama maalesef köyden kente göçün Türkiye’de yoğunlaştığı dönemlerde, Malatya’da da ivme kazanan çarpık kentleşme Malatya’yı kentsel tasarım açısından çok gerilere götürmüştür.

Sonraki yıllarda tasarıma katkısı olan bir Münir Erkal deneyimi yaşanmışsa da, onun çabaları da düzeltmeye yetmemiştir. Özellikle Münir Erkal’ın Çevre Yolu  boyunca olumsuz görüntülü inşaat malzemeleri, tel, çivi, çimento, hurda malzemeler gibi iş çevrelerinin Yeşiltepe bölgesinde bir araya toplaması başlı başına büyük bir hizmettir.

Malatya, yol konusunda sıkıntılı bir şehir. Sıkıntılı olmasında çarpık bir şekilde yerleşmiş olan kent bölgelerinin yeniden dizayn edilmesinin zorluğu etkili olmuştur. Bulvarlar yetersiz. Olanları da çok virajlı ve dolambaçlı. Bunu bir Kayseri ya da Konya ile karşılaştırdığınızda her açıdan çok gerilerde kalır. Yeni açılan bulvarlar bile birkaç yıl sonrasında trafik sıkışıklığını atlatamayacak yapıda olmaktadır.

Kent meydanları uygulamaları açısından da çok yetersizdir. Olan iki geniş meydandan biri merkeze çok uzak, diğeri de üç parçalı ve bütün görüntüden uzaktır. Kent meydanları Avrupa’da kentlerin kimliğinin temelini oluşturmaktadır. Öyle ki Krakow ve Wroclaw şehirlerinde birbirine çok yakın dört beş meydanın olduğunu ve bu meydanların festivallerin, karnavalların merkezi olduğunu ve aynı zamanda dört beş yüzyıllık binaların özenle korunduğu alanlar olduğunu ifade etmeliyim. Ayrıca elli bin nüfuslu küçük Avrupa şehirlerde bile çok güzel planlanmış kent meydanları vardır. Orada eğlence zamanı insanlar hep beraber eğlenirler ve akşam saatlerinde insanlar küçük çocukları ile beraber gezintiye çıkarlar. Bu manada Slovakya’nın Trnava kentini örnek bir yaşam alanı olarak görmüştüm.

Malatya, bloklaşan kent sistemine göre tasarımda da problem yaşamaktadır. Yeşilyurt ve Battalgazi diye bloklaşmış olan şehrin dengeli bir biçimde tasarım payı yoktur. Meydanlar, parklar, eğlence mekânları, piknik alanları, sanayi bölgeleri, ikamet bölgeleri açısından bir denge yoktur. Tasarımı bütünlükçü yapmak, blok olan belediyelerle koordineli yapmak Büyükşehir Belediyesi’nin yapacağı iştir.

Aydınlatmalar güzel, kent mobilyaları ve süslemeler de çok iyi sayılır. Ancak bunlarda da bütünlüğü bozmayacak ahenge ihtiyaç bulunmaktadır.

Yeşil dokuyu korumada hassas davranılmaması özellikle Büyükşehrin sorumluluk alanlarında çok dikkat çekici olmaktadır. Dünyada ve Türkiye’de başarılı kentler kişi başına düşen yeşil alan miktarlarını arttırmasalar bile düşürmemeye özen göstermektedirler. Ancak bizim belediyemiz aydınlatma, kent mobilyacılığı ve beton güzelleştirmelerindeki ustalığını yeşili korumada gösterememektedir.

Kırsalda Büyükşehir’in başarılı yol açma çalışmaları takdire şayandır. Ancak merkezde planlamaların uygulaması gecikmektedir. Kuşak yolları Kuzey’de de Güney’de de gecikiyor. Geciktikçe de Çevreyolu’nun yükü ağırlaşmaktadır. Malatya Doğu-Batı, Kuzey-Güney eksenli geniş ve düzgün bulvarlara başlangıçtan beri hasret olan bir şehirdir. Bu konularda devrim nitelikli kararlara ve güçlü karar alıcılara ihtiyaç bulunmaktadır.

Tasarımda bir diğer önemli konu binalar, siteler ve kat sayısı, bunun yanında terkedilme meselesidir. Bu konuda da bir standardın olduğunu söyleyemeyiz. Bir içeri bir dışarı çıkmış binalardan oluşan caddeler, bir beş, bir yedi, bir on bir katlı apartmanların yan yana olduğu semtler de tasarımın zayıf noktalarından birini oluşturmaktadır.

Trafik konusu Malatyamız’ın tasarımı en zayıf olan yönlerinden biridir. Trambüs’ün uygun olmadığını kim söylerse söylesin Malatya Büyükşehir hala savunmaktadır. Tramvay ve metroyu başarmış Türk şehirlerine bakılırsa, trambüsün pahalı ve geleceği olmayan bir yatırım olduğu daha iyi anlaşılmaktadır. Köprülü kavşak yapımına uygun yollarımız olmadığı için tek şansımız olan tünel ve battı çıktılı yol ve kavşaklar konusunun gelişmiş olması gerekmektedir. Ancak bu konuda Çevreyolu’nun üstünde bile duraklama vardır. Bir kaç önemli kavşağa battı çıktı yapılması elzem olacaktır.

Bazı yollar yer altına alınabilir. Bazı yerlerde tüneller yapılabilir. Bazı yerlerde mini alt geçitler olabilir. Bu düzenlemeler olmadığı için Dede Korkut Parkından Orduevi’nin önüne kadar 3 ya da 4 km. bir yolu zaman zaman bir saatte gitmek mümkün olabilmektedir. Sıtmapınarı’ndaki alt geçidin üstünde kaç yönden araç gelmektedir bilemiyoruz. Burada trafik nasıl tıkanmasın? Oradan biraz geliniyor Halep Caddesi’nin kestiği yerden iki taraflı ve onun yanından Niyazi Mısri’den gelen ve ters yönden gelen araçlar kargaşa yaratıyor. Nerede böyle her ara yolun karıştığı bir ana cadde vardır? Tıkanan damarın kalbini zorladığı insanlar gibi oluyor memleket.

Tasarımda eksik olan hususiyetlerden biri de villakentlerin, yeşil alanların ve hobi bahçelerinin kullanıldığı yaşama alanlarının düzenlenmesi olgusudur. Eğer Yeşilyurt ve Gündüzbey havalisi tamamen bu tasarımlara ayrılmalıdır. Hem yeşil doku korunur hem de böylelikle kentte farklı yaşam biçimlerine farklı çözümler üretilmiş olur.

Kentsel tasarım bir bütündür. Bu bütünü parçalarıyla beraber var edecek olanlar da kent sakinleri olacaktır. Sözün özü Malatya’yı koruyan da koruyamayan da Malatyalılar olacaktır. Belediyeleri çalıştıran ne istediğini bilen vatandaşlar olacaktır. Saygılarımla. 

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


ELEŞTİRİLEL GÖZLE DÜNYAYA BAKMAK İYİDİR İYİ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Başbakanlık Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü (BYEGM)’nin ''Basın Mensupları için Göç Termi
BYEGM’den Medya Mensuplarına '
Çobanoğlu Kebap Evinden Aşure
Ilıcak Camiinde Cuma Namazı So
Günata Ailesinin Acı Günü
‘İl İl Yöresel Ürünler Fuarı’
Muhtarlar Günü Dolayısıyla Pro
Yeşilyurt Kent Konseyi Gençlik
Bakan Yardımcısı Çiftçi, Gürka
MASKİ: Su Kaynakları Azalıyor!
''Beylerderesi Şehir Parkı'' P
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.