22 Subat 2018 Perşembe

Büyükşehir Belediyesi Ayvalı’ya kültür merkezi yapıyor Mehmetçiğe Mektup Yarışması Hakkında Tutuklama kararı bulunan 31 kişi yakalandı Çalık: Türkiye’de çok bilinçli bir gençlik var Lütfi İnan'ın acı günü Remzi Hayta Yazdı İYİ PARTİ Yönetimi Basına Tanıtıldı ‘Yeşilyurt, Sağlıklı ve Planlı Büyüyor’ Vali Kaban’dan Okul Aile Birliği Başkanları ile toplantı Keskin: 'Gün vatana, bayrağa, ezana sahip çıkma günüdür'
Bir Japonya olabilmek bizim için neden mümkün olmasın?

Başkanlığını Çok Kıymetli Arkadaşım, Kardeşim Mustafa Latif Emek Beyefendi’nin, Koordinatörlüğünü de Çok Kıymetli Kardeşim, Arkadaşım Safa Salih Bildirici Beyefendi’nin yaptığı İKSAD tarafından organize edilen 5.Çin’den Adriyatik’e Sosyal Bilimler Kongresi’ne kongre başkanlığı yapmak üzere Japonya’ya gittim.

29.9.2017 22:59:04   

 

Dünyanın en doğusundaki bu medeniyet timsali memleketi görmek, tanımak ve oradaki uluslararası organizasyonu yönetmek onurunu tarafıma tevdi eden bu nazik dostlarıma sonsuz şükranlarımı sunarak asıl meseleye gelmek istiyorum.

Asıl mesele, her şeyin başının eğitimli insan yetiştirmekten geçtiği gerçeğidir.

Eğitim, toplumda yetişmiş insan gücünü temin eden bir toplumsal kurum niteliğindedir. Aynı aile, ekonomi, din, siyaset, hukuk ve ahlâk gibi birer toplumsal alt sistem örneğidir.

Hatta insanları yetiştirmenin toplumu güvence altına almak olduğu gerçeğine bakılacak olursa, eğitimin önemi daha iyi anlaşılabilecektir.

Japonya, bu eğitimin önemini bize anlatan çok ilginç bir örnek olma özelliğine sahip olmuştur. Daha önce Avrupa’nın çok sayıda ülkesine gitmiş ve çeşitli eğitim faaliyetlerinde bulunmuştum. Türk Dünyası’ndan da bazı ülkelere gitmiştim. Ancak Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere, hiçbir ortamdan Japonya’daki kadar etkilenmediğimi samimiyetle ifade etmeliyim.

Her şeyden önce medeniyetin her türlü göstergesine sahip olan bir ülke ile karşılaştık. Yollar, köprüler, metrolar, şehir içi trafiği, şehirlerarası trafiği, birbirine saygılı ve sessizce yürüyen ve oturan insanlar her halleriyle medeni ve eğitilmiş insan gücünün ve eserlerinin tipik göstergeleri olarak dikkatimi çekti.

Gerçek örümcek ağı gibi demiryollarının hem şehirlerarasında hem de şehir içinde ustalıkla tesis edildiğini görünce, insan ister istemez özeniyor. Adım başı aktarma istasyonlarıyla göz kamaştıran bir yapı ile karşı karşıya olduğumuzu gördük. Bu bize gösteriyor ki, medeniyetin en önemli göstergesi demiryollarının kullanıldığı toplu taşıma araçlarıdır. Dakik olan trenler, çok kullanışlı hatların yanı sıra, duraklarda inen ve binenlerin davranış kalıpları ile oturan ve ayakta duranların sükuneti de medeniyet numuneleri olmaktadır. Bu durum, herkesin toplu taşıma araçlarına yönelmesini zorunlu kılıyor. Ayrıca ticari taksiyle gidildiğindeki maliyetin neredeyse yüzde onuna kullanılabilen bir metro, elbette, kitleyi çeken cazibeye sahip olacaktır.

Dikkat çeken hususlardan biri de trafikte kornanın hiç kullanılmıyor gibi olması, yayalara öncelik veren anlayışların hakim olmasıydı. İnsanların çok saygılı yaya ve araç kullanıcısı olması da hep özenilecek ve aranılacak özelliklerdir. Bunlar da fazlasıyla mevcut.

Hemen herkesin kendi dillerinin yanında İngilizce konuşabilmesi de ayırt edici bir karakterdir. Bu husus da küreselleşme döneminde eğitilmiş insan gücünün göstergeleri arasındadır.

38,5 milyonluk nüfusuyla dünyanın en büyük metropolü olma özelliğine sahip olan bir kentte, neredeyse üçte biri olan İstanbul’daki kadar yorucu bir trafiğin olmaması da dikkat çekicidir. Şehir içi trafiğinin güzergahının üstüne çelik kalıplarla kilometrelerce giden otoyollar çok iyi fikir olarak dikkatimi çekti. Şehir içindeki trafikte ışıklı kavşaklar var iken, üstten giden otoyolda bağlantı yollarıyla beraber hiçbir yerde tıkanmayan yollar bulunmaktadır. Hem şehir dışlarındaki doğal alan katliamları yapılmamış oluyor, tarım alanları tehdit edilmiyor hem de şehrin yollar sebebiyle çevreye yayılması engellenmiş oluyor.

Bir başka önemli gösterge de bu kadar büyük bir metropolde çok büyük bir güvenle gezilmesidir. Güvenle dışarılarda dolaşılabilmesi, soygun, gasp ve kapkaç korkusu yaşanmaması bunları anlatan tarzdadır.

Bütün bu hususlar, dünyanın ekonomi büyüklüğünde ikinci büyük gücü olan bu ülkenin bu gücü ve bu medeniyet seviyesini yetişmiş ve eğitimli insan gücü marifetiyle elde etmiş olduğunu göstermektedir.

Bir Japonya olabilmek bizim için neden mümkün olmasın? Dünyaya yön veren ülkeler arasındaki yerimizi neden almayalım?

Bu sorulara, ancak ve ancak hastalıklı eğitim sisteminden kurtulabilirsek ve hep oynanan alanın eğitim olmasını engellersek olumlu cevaplar verebileceğimizi söyleyebiliriz.

 

 

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


ELEŞTİRİLEL GÖZLE DÜNYAYA BAKMAK İYİDİR İYİ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
İlçelerde sosyal hayatın canlanması amacıyla Malatya Büyükşehir Belediyesi tarafından projelendirile
Büyükşehir Belediyesi Ayvalı’y
Mehmetçiğe Mektup Yarışması
Hakkında Tutuklama kararı bul
Çalık: Türkiye’de çok bilinçli
Lütfi İnan'ın acı günü
İYİ PARTİ Yönetimi Basına Tanı
Remzi Hayta Yazdı
‘Yeşilyurt, Sağlıklı ve Planlı
Vali Kaban’dan Okul Aile Birli
Keskin: 'Gün vatana, bayrağa,
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.