22 Subat 2018 Perşembe

Remzi Hayta Yazdı İYİ PARTİ Yönetimi Basına Tanıtıldı ‘Yeşilyurt, Sağlıklı ve Planlı Büyüyor’ Vali Kaban’dan Okul Aile Birliği Başkanları ile toplantı Keskin: 'Gün vatana, bayrağa, ezana sahip çıkma günüdür' Öğrencilere Sabah Çorbası Büyükşehir’den Ağbaba : KHK’dan Engelliler de Nasibini Aldı Gençlerimizin Fikir Ve Düşüncelerini Önemsiyoruz Büyükşehir Beydağı Tabiat Parkı Projesine Başlıyor Vali Kaban, Kentteki Kurum Ziyaretlerini Sürdürüyor.
Toprak ile ilgili de çevre sorunlarımız had safhadadır

Malatya ilini farklı açılardan ele aldık. Bir de şimdiye kadar hiç değinmediğimiz bir boyutla bakalım istedik.

1.2.2018 23:39:11   

 

Bu boyut çevre sorunları meselesidir. Çevre sorunları açısından çok sıkıntılı bir memleket parçası olduğumuz söylenebilir.

            Çevre sorunları dendiğinde akla hava, su, toprak kirliliği, radyoaktif madde salınımı, elektronik atıklar vs. gelir.

Bu hususlardan özellikle hava, su ve toprak kirlenmesi bakımından problemli durumda olan Malatya’da bunun sıkıntıları ile karşı karşıya olduğumuz herkesin malumudur.

Havamız, doğal gaz kullanımından sonra daha az kirleniyor olsa da, hava kirliliği varlığını devam ettirmektedir. Özellikle katı yakıtların kontrolsüz kullanımının sürdürüldüğü muhitlerde sağlığı tehdit eden bir hava olduğu söylenebilir.

Su memleketi gibi dışa yansıyan yönümüz olsa da, su en problemli çevre sorunlarının varlığını sürdürdüğü bir mevzumuz olarak liderliğini sürdürmektedir.

Toprak ile ilgili de çevre sorunlarımız had safhadadır. Özellikle betonlaşmanın tehdidi altındaki verimli tarım alanlarımızın hızla yok edilmesi bir numaralı çevre sorunumuz olarak öne çıkmaktadır.

Çevre konusunda yüreklere su serpecek birtakım gelişmelerin de varlığı Malatya açısından takdirle karşılanması gereken gelişmelerden olarak ele alınması gerekli şeylerdir. Özellikle Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin çevre dostu yatırım ve projelerini çok anlamlı ve başarılı bulduğumu belirtmek isterim. Ayrıca daha geliştirilmiş örneklerini de beklediğimi beyan etmek istiyorum.

Öncelikle eleştiriye ve düzeltilmeye muhtaç duran bazı çevre felaketlerini dile getirmem gerekecektir. Bunlardan sonra övülmesi gereken yönlere bakabiliriz.

Organize Sanayi Bölgesi’nin atıklarının yeterince aratılmadan Beylerderesi’ne bırakılması çok önemli bir çevre sorunudur. Hem yetiştirilen sebze ve meyvelerin Malatya’da tüketilmesi bakımından çok önemli sağlık sorunlarının bulunması olgusu vardır. Hem de derenin geçtiği bölgede yaşamını sürdüren bütün canlıların bu riskle beslenmesini sağlaması zincir şeklinde doğada varlığını sürdürmektedir. Bu sorun ivedilikle çözülmelidir. Artık arıtma tesisinin yetersizliğinden midir, yoksa tesislerin çalıştırılmamasından mıdır, ya da tesislerin teknolojik seviyesinin yetersizliğinden midir bilemiyorum. Ama bildiğim bir şey var ki o dere zehirli su içeren madde ile dolu bir şekilde akıyor.

İkinci olarak sulama suyu sıkıntısı çeken köylülerin kanalizasyon borularını kırıp da sulama yapması çok ciddi çevre sorunlarına neden olmaktadır. Sulama yapılan arazilerde yetiştirilen ürünler ve etrafa yayılan mikroorganizmalardan canlıların etkilenmesi sonucunda ciddi çevre felaketlerinden birinin yaşanması söz konusu olmaktadır.

Üçüncü olarak Malatya’nın biricik içme suyu kaynağının yakınlarında yer alan kireç ocaklarının varlığı çok ciddi çevre tehdidi olarak varlığını sürdürmektedir. Bunun yanı sıra, bazı başka bölgelerde var olan maden yataklarının işletilme biçimi de çevre felaketlerinden sayılabilecek türdendir.

Hızlı kentleşmenin yaşandığı memleketlerden olmamız sebebiyle, betonlaşma çok üst düzeyde yaşanmaktadır. Bu betonlaşma yeşil dokuları tehdit eden boyutlara ulaşmıştır. Bu yeşil dokunun yok edilmesinin yanı sıra verimli topraklar içeren Malatya Ovası’nın da hızla kentsel alanlar tarafından yutulacak gibi olması söz konusudur.

Verimsiz, kayalıklardan oluşan ve yer yer dağ eteklerinde olabilecek alternatif yerleşim alanlarının yaratılmasını sağlayacak stratejiler yerine, ısrarla ovaya doğru kaydırılan bir kentin sahipleri olarak öne çıkmaktayız.

Oysa, herkesin bilmesi gereken şey şu ki, önümüzdeki on yıllar boyunca en önemli sorunu beslenme olacak bir dünyada yaşıyoruz. Beslenmenin kaynağı da topraktır. Toprağınızı kaybederseniz, beslenme koşulları açısından kaynağınızı kaybedeceksiniz. Ürünlerinizi yetiştiremeyince, açlığınızı gidermeniz de büyük oranda mümkün olmayacaktır.

Memleketimiz için stratejik nitelikli olan ürünlerimizi korumak konusunda da çok yetersiz kalmaktayız. Kayısı gibi bir ürünün sulama sorunlarını çözememekten dolayı kuruyan ağaçlarla anılması da önemli bir çevre sorunudur. Malatyalılar tarafından bir milyon ağacın kuruduğu söyleniyor, resmi ağızlar bunun bir milyon değil de iki yüz bin ağaç olduğunu ifade ediyor. İki yüz bin dikkate alınsa da, az bir rakam değildir. Büyük çaplı belediyeler bu kadar sayıda fidan diktiğini çok büyük reklamlarla anlatıyor olduğuna göre, bu rakam az değildir ve yeşil dokuyu kaybettirici niteliktedir.

Bazı HES’ler de mercek altına alınmalıdır. Beylerderesi’ne yapılacak HES’lerin yeşil dokuya verdiği zarar acaba o HES lerden elde edilecek faydadan daha az mı önemlidir? Kiraz türüne zararı araştırılmış mıdır? Dereboyundaki güzellikler kaybediliyor. Oradaki bağ ve bahçelerin yerine aynı özellikte bağ ve bahçe ikame edilebilmesi mümkün müdür? Gibi sorular akla gelmektedir.

Daha çok başka çevre sorunundan bahsedilebilir ancak bu kısa yazı için bu kadarla yetinelim diyorum.

Çevre dostu projelerden de bahsetmeden yazıyı bitirmeyeceğim. Çöpten elektrik üreten proje çok önemli ve çağdaşlık göstergesi olan bir projedir. Çok yönlü kazanımları olacaktır. Çevreye sağladığı katkı daha büyük bir takdiri hak ediyor.

Belediyeye ait arazilerde güneş enerjisinden elektrik üretilmesi, özellikle de çok verimli olmayan arazilere yapılması önemli adım olarak görülebilir.

Bir ara arıtma tesisinden biyodizel yakıt elde edileceği söyleniyordu. O mümkün oldu mu bilmiyorum. Bu tür getiriler de düşünmenin ötesine gidilmesini zorunlu kılacaktır.

Ayrıca bu tür atılımlar için Malatya Büyükşehir Belediyesi’ne özellikle Sayın Başkan Ahmet Çakır’a teşekkür etmek gereklidir.

Bu teşekkürden sonra söylenecek şey de şudur: Bu güzel atılımlar konusunda Büyükşehir yalnız bırakılmamalıdır. Diğer belediyeler, resmi kuruluşlar ve STK’lar da ilave projeler geliştirmelidir.

Bir anti parantez de Sayın Selahattin Gürkan için açmadan edemeyeceğim. Hürriyet Parkı’ndan başlayıp Eski DSİ’ye kadar devam edecek alanı betonlaştırmak yerine yeşil alana dönüştürmesi çok anlamlı bir katkıdır. Sayın Gürkan’a da bundan dolayı teşekkür ediyorum.

Çevre ile ilgili bu atılımlar yetersizdir. Malatya daha fazlasını hak eden bir memlekettir. Daha güzel ve yeni atılımlara tanık olunması önemli bir ihtiyaçtır.

Sonuç olarak temiz çevre sağlıklı bir toplumun anahtarını elinde bulundurduğu için, yatırımlarımızı çevremizi düşünmeden yapmayalım diyorum. Çünkü çevreden hemen kazanç elde edilmediği düşünüldüğü için hor kullanılıyor ama uzun vadede çevreye verdiğimiz zararın bize geri döndüğünü görüp ona göre doğru adım atmamız gerektiğini unutmayalım. 

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.

Yorumunuz
Toplam (1) adet yorum yapılmıştır
süleyman mühüroğlu 2.2.2018 10:49:39
hocamızın bir çok tespiti yerinde olmakla beraber bazı konulara katılmıyorum beylerderesine yapilan barajın çevreye zararı üzerinde durmuş fakat bu alanda meyvecilik pek yok daha çok yukarı kısımlarda gündüzbey civarı bahse konu meyve üretim merkezidir öte yandan bu bölge çoğu hazine arazisi olmakla beraber bir tarım arazisi değildir genelde kavak yetiştiriciliği yapılmaktadır bu nedenle bölgeyi görmeden yazdığı kanatindeyim buraya yapılacak gölet ve akabinde yine yapılsın insallah göletler barajlara giden suyu tutarak çiftçimize hayat suyu olacaktır ve ekolojik olarak bu bölge korunacaktır.
Yazarlarımız


ELEŞTİRİLEL GÖZLE DÜNYAYA BAKMAK İYİDİR İYİ…

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  FUAT KARAMAN
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  BAYRAM AKDEMİR
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Bundan 9 yıl evvel takvimler 21 Şubat 2009’u gösterdiğinde Rahmetli Babam Turgut Özal Tıp Merkezi’nd
Remzi Hayta Yazdı
İYİ PARTİ Yönetimi Basına Tanı
‘Yeşilyurt, Sağlıklı ve Planlı
Vali Kaban’dan Okul Aile Birli
Keskin: 'Gün vatana, bayrağa,
Öğrencilere Sabah Çorbası Büyü
Ağbaba : KHK’dan Engelliler de
Gençlerimizin Fikir Ve Düşünce
Büyükşehir Beydağı Tabiat Park
Vali Kaban, Kentteki Kurum Ziy
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.