18 Temmuz 2018 Çarşamba

Bedelli askerlik için araba ilanları patladı! FETÖ'dan 8 kişi tutuklandı “Yatırım Ve Projelerimizin Temelinde Çevre Ve İnsan Sağlığı Var” Vali Kaban, 7.Ana Jet Üs Komutanlığını Ziyaret Etti “Böyle Giderse Okul Aile Birliklerini De Saraya Bağlayacaklar” Hasançelebi'de 385 metre uzunluğundaki viyadük inşaatı sürüyor TSO Başkanı Sadıkoğlu Hata Yapmaya devam ediyor Çakır ve Kahtalı Komisyonlarda görev aldı Battal Öğüt Danıştay Üyeliğine seçildi CHP’de Değişimin Önünde Hiç Kimse Duramaz
Akçadağlı Muhtarların ‘Tarihe Yolculuk’ gezisi

Remzi Hayta Yazdı

9.4.2018 00:42:59   

 

Akçadağ İlçesi Muhtarlar Derneği üyeleri ile yaklaşık bir yıl önce başlatılan ''Bir Meslek Bin Umut'' projesine katılan bir heyet 3 günlük gezi kapsamının ikinci gününde Ecebat’ta tarihe yolculuk gezisine devam ettiler.

Gezinin ikinci günü yine emir ve komuta Akçadağ Muhtarlar Derneği Başkanı Eyüp Gönültaş’ın nezaretinde yarım kalan Eceabat gezisini sürdürmek için sabah kahvaltıdan sonra Minibüslerimize binerek Feribotla Gelibolu adasındayız.Yine aynı heyecan yine kabaran milli duygular.,..Ecdatlarımızı, atalarımızı bu vatan için şehit olan kahraman dedelerimizi ziyaret edip dua etmek için….

     Geziye katılan Akçadağ Muhtarlar Derneği üyeleri, eşleri ve çocukları Tarihe yolculuk gezisinde oldukça duygulu anlar yaşadıklarını gördüm..Rehberin anlatımını pür dikkat dinlerken zaman zaman göz yaşlarına hakim olamayanlar vardı.....

  Çanakkale Gelibolu’yu gezerken adım başı şehitlikler yapılmış gerçi bastığımız yerlerin altında yatan binlerce kefensiz yatanı unutmayarak, Yapılmış  şehitlik abidelerini gezerken; Havuzlar şehitliği, Soğanlı Dere Şehitliği, Şahindere Şehitliği; Alçı tepe Şehitliği,Daha sonra açılan Selim Mutlu Müzesi, Yarbay Hasan bey Şehitliği, Abide şehitliği..Bu Abide şehitliğinde bir çok Malatyalı hemşerilerimizin ismini gördük. Gerçekten Şehitlerimizle övündük. Şehitlerimizin ismini tabelada görünce Çanakkale’ye gitmenin ne kadar faydalı olduğunu daha iyi anladık. Şehitlerimizi anmak onların ruhlarına fatiha göndermek nasip oldu.Gezme ile bitmiyordu ..Gerçekten Rehberin  anlatımları ile Çanakkale’de nasıl bir mücadele verildiğini anlıyorsun anladıkça da tüylerimiz derim yerindeyse diken diken oluyordu..Canlarını siper edenler Şehit olmuşlar..Vatan için Din için, bayrak için…Ama bir yandan açlık, susuzluk, ayakkabı yok, mermi yok ve yokluk içinde mücadele ederek savaşan kahraman dedelerimiz.. Daha sonra ise 57 .Alayın bulunduğu alana geldik. Çanakkale harbinde  57.Alay’ın  en fazla  harp ettiği ve tamamen  şehit olup hiç ayrılmadan hakka yürüdükleri  yer. 13 Ağustos  1915  günü Ramazan  bayramı namazını kılıp hepsi  çarpışarak şehit olmuşlar. Bu 57 Alayda  şehit olanların içinde iki de Malatyalı şehidimizin ismini gördük. Biri şehidimizin adı İbrahim oğlu İbrahim (20) diğeri ise Mehmet oğlu Nuri  (25).Bu şehitlerimizin isimleri de gururda abide taşlarında yer almakta…57.Alayla ilgili  olarak da  şunu anlatıyorlar…25 Nisan’dan 3 gün sonra, Arıburnu-Conkbayırı-Kanlısırt bölgelerinde 57. Alay’la birlikte düşmana direnen 27. Alay Komutanı Yarbay Mehmet Şefik (Aker) tarafından, ön saflardaki siperleri tutan 33. Alay 3. Bölük Kumandanı Yüzbaşı Ahmet Necati Efendi’ye yazılmış. Tamamı 5-6 satır tutan emrin içeriği kelimesi kelimesine şöyle: “Sivritepe’de 33. Alay’dan 3. Bölük Kumandanı Ahmet Necati Efendi’ye 15 Nisan 331 (28 Nisan 1915) Kağıdınızı aldım. İşgal ettiğiniz mevzi, yüzlerce askerimizin kanına bedel zapt olundu. Burada durmak adem-i imkandır (imkansızdır) gibi tabirat ve mütalaatı (fikir ve yorumu) bir daha görmek istemem. Her neye mal olursa olsun, mevziinizi muhafaza edeceksiniz. İcap ederse hepiniz orada gömüleceksiniz. Tahkimatı ikmal edilip o mevzi temin edilinceye kadar her ne maksatla olursa olsun oradan her kim ayrılırsa idam edileceğini kat’i surette ihtar eylerim. 27. Alay Kumandanı Kaymakam Mehmet Şefik.” Bilindiği gibi, 27. Alay, Anzak çıkartmasının ilk saatlerinde Eceabat’tan hemen harekete geçerek Arıburnu istikametine ilerlemiş ve hemen hemen aynı saatlerde Bigalıdan harekete geçen Albay Mustafa Kemal’in 57. Alayı ile birlikte Conkbayırı1na tırmanan düşmanı durdurmuştu. Cesareti ve kararlılığıyla cephede en az Albay Mustafa Kemal gibi etkin ve başarılı bir yöneticilik sergileyerek çarpışan Yarbay Şefik (Aker), Mustafa Kemal’in Anafartalar Grup Komutanı olması üzerine, albaylığa terfi ederek onun tümeni olan 19. Tümen’e komutan olmuştu.

İki gün  oldu gezmemize rağmen hala daha gezemedik bir çok yerin olduğu belirtiliyordu. Buna rağmen zamanla yarışarak daha çok bölgeyi gezmek için çalışırken  Akçadağ Muhtarlar Derneği üyeleri ,eşleri ve çocukları duygu dolu anları yaşamaya devam ettiler.Gelibolu adasında gezilerimizi sürdürürken , şehitlerimize Fatihalar gönderiyorduk.   Gezilerimiz,:  Arı burnu Yarları, Şehitlerimizin kendilerini korumak için yapmış oldukları siperleri Anzaç koyu . Suyla Koyu, Gelibolu ovası  Anafartalar Şehitliği  Koca dere Hastane şehitliği gibi önemli yerleri gezdik…Rehberler Çanakkale  Savaşı ile ilgili olarak askerlerimizin yaşadıklarını anlattıkça inan bir an duraklayıp şu sözümü yanımdaki arkadaşlara söyledim..” BİZ NE KADAR BU ŞEHİDLERİMİZE LAYIK OLDUK.BİZ NE KADAR ŞEHİDLERİMİZİ GÖREVİMİZİ YAPTIK “bunu düşünmek için en iyi yerin Gelibolu olduğunu belirtmek istiyorum .Çünkü anlatım ayrı yaşamak ayrı.Git gör yaşa ki Gerçekten yokluk ve sefillik içinde aç susuz ayakkabısız mermisiz mücadele eden şehitlerimize ne kadar layık olduğumuzu anlayalım…

“Çanakkale Savaşı ile İlgili Gerçek Bir Hikaye

Kocadere köyünde yaralılar için büyük bir sargı yeri kurulur...kimi Bosnalı,kimi Urfalı,kimi Azeri,kimi Halepli çok sayıda yaralı getirilir. Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir...yarası oldukça ağırdır.Zorlukla nefes almaktadır...komutanına şunları söyler: "Biliyorum,ölme ihtimalim çok yüksek...ben bir pusula yazdım,arkadaşıma ulaştırın.."Tekrar derin derin nefes almaya çalışır.Tekrar konuşur: "Ben Lapsekiliyim...köylüyüm...İbrahim Onbaşıdan 1 mecidiye borç almıştım,kendini göremedim...ölürsem söyleyin,hakkını helal etsin..!" "Sen merak etme evladım" der komutan acı içinde,üzgün...kollarında can verir Lapsekili er... Aradan çok geçmeden yine yaralılar getirilir.Bunlardan çoğu zaten oraya getirildiğinde şehit düşmüştür...hepsi de çok ağır yaralar içindedirler... Şehitlerin üzerlerinden çıkan künyeler,pusulalar,eşyalar komutana ulaştırılır.Komutan pusulalardan birini elleri titreyerek açar ve göz yaşlarına artık hakim olamaz.Pusulada şöyle yazmaktadır: "Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil''e 1 Mecid borç vermiştim,kendisi beni göremedi...biraz sonra taarruza kalkacağız,belki ben dönemem... Arkadaşıma söyleyin;Ben Hakkımı Helal Ettim...”

İşte Türk Askeri

Çanakkale Savaşları'nda, Fransız kuvvetlerine komuta eden General Guro, savaş sırasında bir kolu ile bir bacağının bir kısmını, savaş sırasında bırakarak yurduna dönmüş. Daha sonra anlattığı bir savaş hatırasında şöyle diyor: Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için çocuklarınızla daima iftihar edebilirsiniz. Hiç unutmam. Biraz evvel doğa çevremizde en nefis güzellikteydi. Su çiçekleri, leylaklar, Peygamber çiçekleri, papatyalar bir gökkuşağı âlemi oluşturuyorlardı. Şimdi, savaş sahasında dövüş bitmiş, o güzelim tablo, kan revan içindeydi. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Az evvel, Türk ve Fransız askerleri süngü süngüye gelip ağır kayıplar vermişlerdi. Bu sırada gördüğüm bir hadiseyi ömrüm boyunca unutmayacağım. Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk Askeri kendi gömleğini yırtmış, onun yaralarını sarıyor, kanlarını temizliyordu. Tercüman vasıtasıyla bir konuşma yaptık: Niçin, öldürmek istediğin askere şimdi yardım ediyorsun? Mecalsiz haldeki Türk askeri şu karşılığı verdi: Bu Fransız yaralanınca yanıma düştü. Cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı. Bir şeyler söyledi! Anlamadım!.. Ama herhalde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok! İstedim ki, o kurtulsun, anasının yanına dönsün!.. Bu asil ve alicenap duygu karşısında hüngür hüngür ağlamaya başladım. Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açtı!.. O anda gördüğüm manzaradan yanaklarımdan sızan yaşların donduğunu hissettim! Çünkü, Türk askerinin göğsünde, bizim askerinkinden çok daha ağır bir süngü yarası vardı ve bu yaraya bir tutam ot tıkamıştı!.. Az sonra ikisi de öldüler””

Bunlar sadece Çanakkale savaşında yaşanan iki yaşanan olay..Ya binlerce yaşanmış ve insanın tüylerini ürpertecek göz yaşlarını tutamayacak olayların yaşandığı efsanelerin var olduğunu çok iyi bilinmekte…

Görevimizi bir nebze olsun yapmanın mutluluğu ile eve dönüş hazırlığı yapıyorduk…

Mutlu ve huzurlu şekilde…Çünkü şehitlerimizi ziyaret edip onlara Fatiha gönderdik Ruhları şad olsun.Amin..

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


KENDİMİ ÇOK SEVİYORUM!!!

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Bedelli askerlik ile ilgili haberlerinin peş peşe gelmesinin ardından fırsatçılar araba satış ilanla
Bedelli askerlik için araba il
FETÖ'dan 8 kişi tutuklandı
“Yatırım Ve Projelerimizin Tem
“Yatırım Ve Projelerimizin Tem
Vali Kaban, 7.Ana Jet Üs Komut
Hasançelebi'de 385 metre uzunl
“Böyle Giderse Okul Aile Birli
TSO Başkanı Sadıkoğlu Hata Yap
Çakır ve Kahtalı Komisyonlarda
Battal Öğüt Danıştay Üyeliğine
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.