19 Eylul 2018 Çarşamba

Remzi Hayta Yazdı Başkan Gürkan,Beydağı Mahallesindeki Park Çalışmasını İnceledi Rektör Prof. Dr. Karabulut; ''Toplumun her kesimiyle kesintisiz iletişim halinde olacağız'' Çalık, 200 öğrencilik yurdun temel atma törenine katıldı Aranan 30 Kişi Yakalandı Öğretmenlere “Trafik Güvenliği Eğitimi” Sağlık Çalışanları Derneği’nden Rektör Karabulut’a ziyaret Vali Kaban’dan Cumhuriyet Başsavcısına Hayırlı Olsun Ziyareti Çalık,Şeker Fabrikası’nın pancar alım kampanyası törenine katıldı Şehit ve Gazi Derneklerinden Başkan Polat’a Ziyaret
Seçim sağduyu ve sükunetle tamamlanmıştır

24 Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimi, Türkiye’nin artık yerleşmiş olan demokrasisinin olgunluk göstergesi oldu. Cumhuriyetin belki de en önemli kazanımı olan demokratik düzen artık halkın kahır ekseriyetinin tercihi olarak tescillenmiştir. Çünkü akın akın sandıklara koşan milyonlar bunu göstermektedir. Oy kullanmaya gittiğim saat 16 civarında bile oy kullanılan alanların cıvıl cıvıl olması bunun en önemli işaretlerinden biriydi sanki.

27.6.2018 00:56:03   

 

Hiç bir siyasal anlayışın görüşünün eksik olmadığı bir siyasal katılımın olması her türlü takdirlerin üstündedir ve Türk Milletinin özgür karar vermede ne kadar istekli olduğunun ispatı olarak görülmesi gereken gerçeklerdir.

            Seçim sağduyu ve sükunetle tamamlanmıştır. Buna çok şükretmemiz gerekir. Bundan hemen sonra da gerekli olan şey ise, seçim öncesi rekabetlerin unutulup artık memleket kalkınmasının ivedilikle gerçekleştirilmesidir. Piyasaların seçim sonuçlarına verdiği olumlu cevapların iyi değerlendirilip kalkınma hamleleriyle işsizlere iş temin edilmesi için çalışılması gerekmektedir. Bu durumun sağı ve solu yoktur. Bunun milliyetçisi ve İslamcısı yoktur. Çünkü hepimiz aynı gemide yaşadığımıza göre, bu gemi hepimizin ortak yaşam alanıdır. Çöküş herkesi bitirecektir, yükseliş de herkese katkı sağlayacaktır.

            Seçim sonucunun toplumsal yansımalarının kısa özetinden sonra da seçim ile ilgili sosyolojik analiz yapmak icap edecektir. Seçim ile ilgili sosyolojik analizin bir kaç önemli ayağı bulunmaktadır. Bunlardan biri seçimde galip olanlar ve mağlup olanlar; ikincisi seçimde geliştirilen söylemler; üçüncüsü seçim için geliştirilen vaadler, dördüncüsü memleket mensuplarının beklentileri ve bu beklentilere göre verilen cevaplar meselesidir.

Seçimin galipleri Cumhurbaşkanı Erdoğan, MHP ve HDP olarak gözlemlenmiştir. Seçimin mağlupları CHP, İP ve Saadet Partisi bloğu olmuştur. Bir defa Cumhurbaşkanı partisinin epey üzerinde bir oyla ilk turda sonuç alan zaferiyle bu seçimin mutlak galibi niteliğindedir. Daha önceki seçimlerinde olduğu gibi liderliği camiasının üstünde bir getiri temin etmiştir. MHP neden galiptir? Her seçimde mutlak surette suni baraj altı kalma tehditleriyle seçime giren ve yüzde 3’leri bile çok gören medya, iş dünyası, kanaat önderleri diye lanse edilen elitist zümre hep MHP’yi dışlayan, görmezlikten gelen ve hatta hakaretle ezmeye çalışan anlayışıyla bu başarının daha büyük olmasını engelleyen yapıda olmuştur. Her türlü oyuna rağmen, bölünmeye ve ufalanma teşebbüslerine rağmen MHP’ye oy veren seçmen sandıkta restini göstermiştir. Bu rest elitlerin hepsi tarafından görülmüş gibidir.

HDP neden galip? Kayyuma devredilen belediyelerin marifetiyle çiçek bahçesine dönüştürülen Doğu şehirleri bu güzelleşmeden yeterince memnun kalmamış ve bölgesel partisine aynı desteği inatla vermiştir. Tabii ki MHP’ye gösterilen aleyhte davranışın tam tersi Türkiye’nin çoğunluğu devşirme olan elitistlerinin HDP’ye motivasyon şeklinde ilgi gösteren hali HDP’yi 3. Parti yapmıştır. Bu elitist çevre adım adım HDP’nin nezdinde PKK’yı meşrulaştırma anlayışı ile ülkemizin kaderiyle oynamaktadır o ayrı. Bu manipülasyon uzmanı çevreleri etkileme  ve dünya kamuoyunu da Türkiye’nin aleyhinde işleme başarısı HDP’ye aittir. Ortakları, kualisyonları ve kankaları da içeride ve dışarıda dikkatleri çekmektedir.

Gelelim mağluplara.... CHP müzmin ana muhalefet olarak her seçimdeki sonucu daha da ağır bir mağlubiyetle taçlandırmıştır. Çünkü sadece kendisi için çabalayan değil de, sırtında taşımak zorunda hissettiği ve hamallığını yaptığı çevrelere çaba sarfetmek ve oy dağıtmak patiyi ana ekseninden de uzaklaştırmaya başlamıştır. Bir taraftan HDP’ye, bir taraftan İP’e, ve bir taraftan da SP’ye verdiği lojistik destek kendisini levazım açısından yoksullaştırmıştır. İttifakla girmenin avantajıyla geride kaldığı bazı illerde vekil çıkarmak haricinde bu seçim dönemine ait bir kazanım ile karşılaşamamıştır. Nevşehir, Elazığ, Yozgat, Kırşehir gibi vekil çıkaramadığı yerlerde de vekil çıkarması Niğde gibi 3. Partiyken 2. Parti yerine vekil çıkarması ittifakın kendine getirisidir. Bir anlamda teselli ikramiyesi gibidir.

İP, girdiği ilk seçimde aldığı sonuçla başarısız sayılmaz ama anket şirketleri ve kan davalı elitistlerin pompaladığı anketlerde yüzde 20’leri zorladığı manipülasyonu başta genel başkan olmak üzere, bütün ümit bağlayanlara hayal kırıklığı olmuştur. Partinin yapısı ve hangi ölçütlere göre kurulduğu bundan sonraki süreçte belli olacak olan İP, CHP’nin bütün lojistik desteğine rağmen, HDP oranında ivme yakalayamamıştır. Hatta herkesin ezmeye çalıştığı MHP’nin bile gerisinde kalmıştır. Bu önemli bir mağlubiyettir. SP de her açıdan destekleyenlerin elinde kalmıştır. Onu tartışmak bile yersizdir bence.

Bu noktada, bundan sonrası ile ilgili projeksiyonlara bakalım: Seçmenin cevabı herkese hakkını verir gibidir. Cumhur İttifakına birbirine sırtını dönmeme telkini yapmıştır. Bu çok önemlidir. Transferlerle 300 rakamı geçilse bile, ittifak mensupları birbirine yanlış yapamayacaktır. Çünkü seçmen akıllıdır. Bir dahaki seferde yanlış yapanı da görecektir. CHP, ana muhalefet göreviyle mutludur. Adeta genel başkanın kendini değil de Muharrem İnce’yi aday göstermesi mağlubiyetin psikolojik göstergesi gibidir. Ben kazanamam İnce girsin kaybetsin ve karşımda aktör olarak varlığı sona ersin mantığı varmış gibi algılandı. Seçmen olayı böyle okudu. CHP’de iktidar olmak isteyen politika tercihi henüz yok görünüyor. Diğer grup diye değerlendirilecek partilerin vaziyeti zamanla daha İYİ anlaşılacaktır. Ama tahminler ilk planda seçilmişlerin önemli bir kısmının kendine yeni yollar arayacağı şeklindedir.   

Sonuçta seçmen kararını vermiştir. Saygılı olmak demokrasinin gereklerindendir. Bunun yanı sıra iktidar olmak gibi bir vizyon sahibi olanların davranışlarını ona göre dizayn etmesi gerekmektedir. Vaadlerden daha çok seçmen hazır verilenlere puan vermiştir. Gelecek zamana bırakılan vaadleri hem bu ekonomik koşullarda anlamsız bulmuş, hem de birazcık espirili anlayışla “ölme eşeğim ölme, yonca bite de yiyesin” anlayışı gibi görmüştür. İki seçimdir AKP boş vaadleri anlamsız kılan ekonomik içerikli adımlarla seçmeni görüyor. Seçmende de karşılığını somut olarak buluyor. Bu da demek oluyor ki, vaadlerin inandırıcılığı muhalefet adına yoktur. İnandırıcılık siyasette çok önemlidir. Bir başka önemli boyutta adaylar. Kazananlar adayların önemli bir kısmını değiştirenler, kaybedenler piyasa döküntüsü gibi parti parti dolaşan miyadı dolmuş adayları tercih etmişlerdir. Bu da önemli oranda etkili olmuştur. Söylemler de önemli oranda etkili olmuştur. Kırıcı, rencide edici propaganda söylemleri seçmende karşılık bulmamıştır. En meşhur söylem olan apolet tartışmaları, muhalefet adına yersiz bulunup olumsuz puanlanmıştır. Türk Milletinin çok büyük çoğunluğunun önem verdiği ve desteklediği bir sefer üzerinden askere yapılmış haksız bir saldırı olarak değerlendirilmiş ve hoş görülmemiştir.

Siyasette kararı veren seçmen yani Türk Milleti’dir. Seçim sonrasında da milletten yönetme ruhsatı alan iktidar karar alma mekanizmasıdır. Karar Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile hükümet etmesi şeklindedir. Hayırlı ve uğurlu olsun. Allah Türk Milletine ve Türk Cumhuriyetinezeval vermesin. Amin.

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


TOPLUMSAL YAPIMIZ BOZULUYOR

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Modern ekonominin babası olarak bilinen Adam Smith’e göre, Çalışma ahlakı ile toplumun refah düzeyi
Remzi Hayta Yazdı
Başkan Gürkan,Beydağı Mahalles
Rektör Prof. Dr. Karabulut; ''
Çalık, 200 öğrencilik yurdun
Aranan 30 Kişi Yakalandı
Öğretmenlere “Trafik Güvenliği
Sağlık Çalışanları Derneği’nd
Sağlık Çalışanları Derneği’nd
Vali Kaban’dan Cumhuriyet Başs
Çalık,Şeker Fabrikası’nın panc
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.