23 Ekim 2018 Salı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: 'yerelde ittifak yok ' Erdoğan: 'Herkes kendi yoluna' Vali Kaban, Yazıhan’da ziyaretlerde bulundu, toplantı yaptı Bahçeli: İttifak bitmiştir Çok sevdiğim ve severek okuduğum bir türkü Siyasi hareketlilik başladı... Malatya Trafik Ekipleri Göz Açtırmıyor İKSAD Başdanışmanı Bildirici Arapgir'de Başkan aday adayı mı ? Başkan Gürkan:Türk Anası Ve Babasının Yetiştirdiği Evlat Budur Emeklilikte Yaşa Takılanların Çalıştayı Yapıldı
Remzi Hayta Yazdı

Modern ekonominin babası olarak bilinen Adam Smith’e göre, Çalışma ahlakı ile toplumun refah düzeyi arasında bir paralellik söz konusudur. Yani daha açık ifade ile; Çalışma ahlakının yüksek olduğu toplumların refah düzeyi daha üst seviyededir. Bu sadece Smith’in değil tüm İktisatçıların ortak görüşüdür.

19.9.2018 18:00:57   

 

O yüzden İslam dini başta olmak üzere tüm dinlerde “ Çalışma Ahlakı” büyük önem arz etmektedir. Burada bir parantez açarak, yazımızın seyrini yavaş yavaş Malatya’ya doğru çevirelim. Çalışma Ahlakı ile İş Ahlakı’nı birbirine katmayalım. iş ahlakı, biraz daha spesifik bir durum iken, Çalışma Ahlakı, önce bireyin ardından Toplumun genel karakterini de ortaya koyar. Yazının sonun da belki yazarız ama başta biraz daha netleştirmek adına bu tanımı şöyle açabiliriz ; Çalışma Ahlakından yoksun olan birey, Toplumu yozlaştırır, ahlaksız yapar, yalancı yapar, tembel yapar, beleşçi yapar velhasılı virüs gibi hastalıklı bir toplum yapar.

Nitekim, Kuran’da Allah şöyle buyurur, “Hakikaten insan için kendi çalıştığından  başka bir şey yoktur ve muhakkak onun ameli  yarın (Kıyamette) görülecek, sonra ona en değerli mükafat verilecektir.” (Necm Süresi, 39.40.41. Ayetler) Yine Hristiyanlıkta Proteston Ahlakı’nın  Çalışma Ahlakı üzerine kurulduğu bir çok din sosyoloğu tarafından belirtilmektedir.

Çalışma Ahlakı ile genel kabul gören kavramları yazımızın girizgahına yerleştirdikten sonra gelelim Malatya’ya….

Bugün Türkiye’de ekonominin bozulmasını sadece Dolar’a bağlamak hakikaten çok saflık  olur. Genel anlamda toplumun yıllar içerisinde yozlaştığına da bu gözler şahit oluyor. Yönetici makam işgal edip, altında kopan kıyameti görmüyor, Müdürler kendi derdine düştüğünden Çalışanların çalışma sürecine dahi müdahale edemez hale geliyor.

Son yıllarda “Erk” olarak nitelendirdiğimiz “Yönetenlerin” inisiyatifleri doğrultusunda işe alınanların çalışma ahlakı konusunda oldukça geride olması aslında toplumun nasıl yozlaştığının da en büyük göstergesidir. Bu söylemi biraz daha somutlaştırmak da fayda var.

Hatırlarsınız! Birkaç yıl öncesine kadar, Valilik tarafından Eylül ve Mart aylarında çalışanlara yönelik bir genelge yayınlanırdı. Mesai saatleri, kılık kıyafetler vb. gibi önemli maddeler çalışanlara tebliğ edilir ve mevsimlere göre de insanlar işlerine giderlerdi. Tabi daha sonra özellikle kılık kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile birlikte insanlar daha rahat olmaya başladı. Ancak bu rahatlık zihinsel bir rahatlığı da beraberinde getirmiş olacak ki, bastırılmış güdülerini de ortaya çıkardı. Bu serbesiyetliği, çalışanların bazıları ipini koparmak şeklinde algıladılar.

 İşlerine geç gider oldular.

Mesai içerisinde iş yapmaz oldular.

Kontrol edilemez oldular.

İşe gitmeden maaş alır oldular.

Bu bireysel atraksiyon yığıla yığıla toplumsal bir vaka haline dönüştü. Bu Vaka’nın baş gösterdiği yerlerin başını ise maalesef belediyeler çekmektedir. Şimdi Belediyelere, Belediye şirketlerine odaklanarak ne demek istediğimizi biraz daha netleştirmenmizin vakti geldi.

Size öyle bir hastalıktan bahsediyorum ki, toplumu üç beş yıldır kemiren bir hastalık bu! Bu hastalık şu anda belediyeleri deyim yerinde ise adeta esir almıştır.

Söz dinlemez çalışandan tutun, mesaiye çağrıldığında, “ben parti çalışmasındayım gelemem” diyenlere,

Kendisini sözde topluma adayıp, aydan aya hiç yüzünü bile görmediği Belediye’den maaş alanlara,

İş ve görev veren amirine ya da müdürüne tehditler savurana kadar  türlü türlü insanların barındırıldığı belediyeler bugün maalesef bu toplumu bozan virüsün kaynak noktasını oluşturmaktadır. Özellikle Ak Parti hükümeti döneminde, Hükümetin iyi niyetle,. İstihdamı azaltmak adına başlattığı Belediye şirketlerine yönelik bu yerleştirmeler maalesef ciddi boyutlarda suiistimal edilmiş ve;

Emek harcamadan,

Alın teri dökmeden,

İşyerini bile görmeden, aylık maaş alıp, utanmadan, sıkılmadan parayı çoluk çocuğuna “Helal kazan甠diye yedirenlerin daha net ifade ile “Haramzadelerin” cirit attığı boyutlara ulaşmıştır.

Şimdi birileri çıkıp diyor ki, “Kardeşim, artık mesai sistemi dijitalleşti. Yani kartını okutup gidiyorsun. Böylelikle kimin gelip gelmediğini daha net görüyorsun!”

Doğru, şimdi mesai takibi tamamen teknolojiye uyumlu hale getirildi. Ancak, ya sonrası! Kartı çektirmeyenler, işe gelmeyenler, gelse bile  kuytu bir köşe  bulup -fosur fosur-uyuyanlar…

Sonra ne mi oluyor?

Sonra, iş aksıyor, işyerinin disiplini bozuluyor, biri çalışmıyorsa, diğeri “Ben enayi miyim?” diyor. Mazeretler, bahaneler… Sonra da vatandaşa çile çektirmeler…

Şahit olduğum bir hadiseyi anlatmakta fayda görüyorum. Bir Belediye’de ziyaret  ettiğim birim müdürünü çok gergin görmüştüm. Durumu sorduğumda çalışanı ile ilgili sıkıntısını anlatmıştı. Müdür özetle, “Ben de namaz kılıyorum. Öğlen namazı olduğunda Öğlen namazını öğlen arasında kılıyorum. Bazı çalışanlarım ise namazı sonraya bırakıyor, tam vatandaşın yoğun olduğu anda, bakıyorum personel yerinde yok. Nerede bu adam, Öğlen namazını kılıyor. Ve bunu sürekli yapan arkadaşlar var. Uyarıyorum, ama adam bana amirlik taslıyor!”

Namazı bile kendi çıkarına alet eden bir dönemden bahsediyorum maalesef.

Müdür elini kime atsa, Partiden birileri arıyor. Şu Vekil, Bu vekil sonrası hakgetire!...

Başa dönelim şimdi!

Çalışma Ahlakından yoksun olan herşeyden yoksun olur. Hiç kuşku yok ki, toplumda genel huzur ve refah topyekün çalışma ahlakına sadık kalmakla sağlanır.

Bir kişi, çalışmadan bankamatikten aylık çektiğinin haram olduğunu bilirse,

İşyerinde mesai kurallarının kendisi için kutsal olduğunu bilirse,

Sıralı çalışma disiplinine her şekilde uyarsa,

O zaman o para anasının sütü gibi ona helal olur.

Ve Gururla çocuklarına ve çevresine, “Çocuklarıma Haram para yedirmiyorum” diyebilir.

Gerisi, Laf-ı güzaf!...

 

Saygılarımla

Remzi Hayta

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.

Yorumunuz
Toplam (2) adet yorum yapılmıştır
Yılmaz alaca 20.9.2018 21:28:39
Öyle bir yaraya parmak bastınız ki bizi bize özetlemişsiniz. İnşaat sektöründe hizmet verdiğimizi biliyorsunuz muhakkak. Bizi daire satışında pazarlık yapmak İçin milletvekilimiz Arıyor. Sektördeki çökmüşlüğü bilmelerine rağmen. 16 yılda dejenere olduk ve şu an itibariyle dinde, ahlakta, utanmada, hak-hukukta, adilolmada, başkasının hakkına hukukuna dikkat etmede, büyüğe ve ataya saygıda, çocukları, yetim ve öksüzleri, yolda/darda kalmışları, fakir/fukarayı gözetmeyi, komşuluk hakkını, yol arkadaşlığı, mesai arkadaşının hakkını gözetmede, helal-haram çizgisini gözetmede vb. Bilimum konularda
Arğalı 20.9.2018 12:31:27
Allah kaleminin mürekkebini bol eylesin böyle doğru yönlerdirmelere daima vesile olsun
Yazarlarımız


TOPLUMSAL YAPIMIZ BOZULUYOR

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Cumhur ittifakı devam ediyor, yerelde ittifak yok" dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçe
Erdoğan: 'Herkes kendi yoluna'
Vali Kaban, Yazıhan’da ziyaret
Bahçeli: İttifak bitmiştir
Çok sevdiğim ve severek okuduğ
Siyasi hareketlilik başladı...
Malatya Trafik Ekipleri Göz Aç
İKSAD Başdanışmanı Bildirici A
Başkan Gürkan:Türk Anası Ve Ba
Emeklilikte Yaşa Takılanların
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.