11 Aralik 2018 Salı

Çevre Ve Gürültü Kirliği Olmadan Bir Seçim Dönemi Bekliyoruz Ak Parti’nin Battalgazi Belediye Başkan Adayı Belli Gibi Karaaslan:önemli bir boşluğu da doldurmuş olacak Muhtar mı Oldun ? Keziban Yenge Jandarmadan Kablo Hırsızlarına Suç Üstü Kongre Sona Erdi Büyükşehir Tiyatrosu’ndan Büyük Alkış Alan Oyun ''Kültürümüz ‘İnsanı Yaşat Ki, Devlet Yaşasın’ Düsturuyla Yoğrulmuştur'' Başkan Gürkan, İspendere İçmeleri’nde İncelemelerde Bulundu İl Afet ve Acil Durum Toplantısı Düzenlendi
Musa Türküsünün Hikâyesi

Olay, Yozgat ili, Sorgun ilçesi Dikir Boğazı'nın bir köyünde geçer. Köyün çevresi bağlık-bostanlık, toprakları verimli, hayvanları doğurgan, insanları cömerttir. Devlet toprakları verimli, insanları çalışkan olan böyle bir köye bir kooperatif yaptırıp başına da bir memur gönderir.

27.11.2018 00:08:06   

 

Kooperatifin açılışı ile köye bir canlılık gelir. Köyün kadınları, kızları gömleği ütülü ve kolalı kıravatlı birini ilk defa görür. Katibi çok beğenirler, kâtip, eli yüzü düzgün, yakışıklı birisidir. Üstelik de bekârdır. O dönemlerde devlet memurluğu itibarlıdır. Genç kızların hayali bir devlet memuru ile evlenmektir. Kâtip hanımı olmak da kolay değildir, aynı zamanda herkesin ulaşacağı bir makam da hiç değildir Kâtip hanımı olmak için güzellik olacak, akıl olacak, hepsinden önemlisi de talih olacak. Kâtip hanımı olunca bağ bahçe işi olmayacak, elbise temiz olacak, üst baş tezek kokmayacak. Elleri nasır bağlamayacak. Evi on dört numara gaz lambası aydınlatacak. Herkes ona imrenecek, üstelik isminin yanına hanım sıfatı gelecek. Ayşe Hanım, Elif Hanım....gibi.
Kâtip Musa devlete sırtını dayamış, maaşı, parası pulu olan birisidir. Köyün gençleri de onu kıskanır. Musa'nın daireye geliş ve gidişleri bir merasimmiş. Köyün bütün kızları kapı aralarından onu seyreder, onu görebilmek için çeşme başında biraz daha fazla beklermiş. Köyün ağasının da Şefika adında güzel mi güzel, yeni yetişip gelen bir kızı varmış. Köylü ona Şavga dermiş. Şavga, ağa kızı olduğundan biraz da güzel olduğu için Musa'yı fazla önemsemez, onun da köyün öteki gençleri gibi olduğunu düşünürmüş.

Şavga, bir gün helkelerini alıp çeşmeye su doldurmaya gitmiş. Helkelerini doldurup gelirken aniden Musa ile karşı karşıya gelmiş. Bir an bakışları karşılaşmış, Şavga, biraz şaşırmış, eli ayağı titremiş, yüreğine ılık ılık bir şeylerin aktığını hissetmiş. Utancından yüzü kızarmış. Onların birbirlerine âşık olduğuna kuşlar şahit olmuş.

Şavga ile karşılaşmasından sonra Musa'nın gözüne uyku girmemiş Nereye gitse, ne yapsa hep aklında Şavga varmış. Hep onu düşünür, hep onun hayali ile yatar kalkar olmuş. İçinden hep Şavga'nın evinin çevresinde dolaşmak geçiyormuş. Acılı günler birbirini kovalamış. Aşklarını açıklayacak yer ve zaman bulamamışlar. Bir gün ay ışığının olmadığı zamanda dam ardında buluşmuşlar. Aşklarının yüceliğinden söz etmişler birbirlerine. Birbirlerine söz verip yemin etmişler. Zamanla bu aşkı taşıyamaz olmuşlar. Kulaktan kulağa bu aşk duyulmaya başlamış. Musa köyün ileri gelenlerini Şavga'ya dünür göndermiş. Belki de en uygun olanını yapmış. Ama Şavga'nın babası böyle düşünmüyormuş. Kızını kendisi gibi zengin birine vermek gücüne güç katmak istiyormuş. Gelen dünürcüleri geri çevirmiş. Musa, bıkmadan usanmadan dünür göndermeye devam etmiş. Tüm aracılar Şavga'nın babasını yola getirememiş. Sonunda benim gurbete verecek kızıp yok diyerek kestirip atmış. Ağa, önceleri sevdiği Musa'dan nefret etmeye başlamış. Musa'nın sülâlesi ve arkası yokmuş. Gurbet ellerinde tek başına imiş. Ağa, Musa bana göre damat değil diye düşünürmüş. Ağa, Musa'nın tayinini başka yere yaptırmak için uğraşmış, çünkü kendi itibarının sarsıldığını sanıyormuş. Sonunda Musa'nın tayinini yaptırmış.

Şavga, Musa'nın köyden temelli gideceğini duyunca yıkılmış, dünyası kararmış. Şavga, annesine, babasını razı ettirmek için yalvarmış. Hatta kendini eğer bu iş olmazsa öldüreceğini söylemiş.

Hatta evlerinin avlusuna oturup günlerce yalvarmış Tanrı'ya kavuşmaları için. Şavga'nın bu haline komşuları çok üzülmüş. Çünkü aşkın böylesine ilk defa şahit olmuşlar. Şavga'nın ağzından dökülen mısralar okuma yazma bilenler tarafından not edilmiş. Musa, arkasından söylenen şiirleri, ağıtları duymuş. Ama bu ağıtlar ve türküler, Dikir Boğazı'na sığmamış, nağme olup dillerden dökülmüş. Bu tarihten sonra her zaman Musa'nın türküsü çalınır söylenir olmuş. Tamamının kırk dörtlük olduğu söylenen bu türkünün bazı dörtlüklerini örnek olarak aşağıya alıyoruz.

Bal koydum bal tasına 
Havlunun ortasına 
Şavga kekil kestirmiş 
Musa'nın sevdasına

Çift güvercin uçtu mu ?
Gün avluya düştü mü ?
Kurban olduğum Musa 
Gönlün benden geçti mi?

Bahçeninizde gül var mı? 
Gül dibinde yol var mı?
Musa'm bize gelirse 
Karyolada yer var mı?

Bahçemizde gül de var 
Gül dibinde yolda var 
Musa'm bize gelirse 
Karyolada yer de var.

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.

Yorumunuz
Toplam (1) adet yorum yapılmıştır
Fikri Tosun 27.11.2018 12:59:12
Kaleminize sağlık. Hikaye için teşekkürler hanımefendi.
Yazarlarımız


TOPLUMSAL YAPIMIZ BOZULUYOR

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerel seçimler öncesinde çevre ve gürültü kirliliğine sebep
Çevre Ve Gürültü Kirliği Olmad
Ak Parti’nin Battalgazi Beledi
Jandarmadan Kablo Hırsızlarına
Karaaslan:önemli bir boşluğu d
Muhtar mı Oldun ? Keziban Yeng
Kongre Sona Erdi
Büyükşehir Tiyatrosu’ndan Büyü
Beydağı Tabiat Parkında Çalışm
''Kültürümüz ‘İnsanı Yaşat Ki,
Başkan Gürkan, İspendere İçmel
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.