24 Mart 2019 Pazar

Güder:Ülkemizi dize getirmek isteyenlere karşı dimdik duracağız" Ak Parti Kadın Kollarında Finansal Okur Yazarlık Seferberliği Akçadağ Ali Kazgan’dan Kararlı Arapgir Cömertoğlu Etrafında Kenetlendi Güder :'Bütün yeniliklere AK Parti imza attı' TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mandal, MTܒde “Kariyer ve Marka Sohbetlerine” katıldı Beylerderesi Göletinde Su Tutulmaya Başlandı “Vatandaşları Cumhurbaşkanının Rüzgarıyla Etkilemeye Çalışıyorlar” Yüzakı’nda Durmak Yok Büyükşehir Belediyesi’nden Üniversite Öğrencilerine Sıcak Çorba
Röportaj :Remzi Hayta

Ankara’da 12 Aralık’ta kurulan Boğaziçi Sosyal Araştırmalar Derneği (BOSAR), faaliyetleri ve hedefleriyle dikkat çekiyor. Başkanlığını Mehmet Enes Beşer’in yürüttüğü dernek bünyesinde Boğaziçi Göç Çalışmaları ve Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi adlı iki ayrı düşünce kuruluşu bulunuyor. Malatyalı başkan Mehmet Enes Beşer’le, derneğin ve düşünce kuruluşlarının projeleri hakkında konuştuk.

26.12.2018 20:56:25   

 

Mehmet Enes Beşer’i kısaca tanıyabilir miyiz?

 Nazik davetiniz için ben teşekkür ederim.11.yılınızda, başarılarınızın devamını dileyerek söze başlayayım.

 1994 Malatya doğumluyum. Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun oldum. Türkiye, İtalya ve Almanya’da çeşitli sivil toplum kuruluşlarında araştırmacılık ve idarecilik yaptım. Şu anda Ankara’da ikamet ediyorum. Üniversiteden bir grup arkadaşla, 2015 Temmuz ayında Bosphorus Migration Studies (Boğaziçi Göç Çalışmaları) adlı düşünce kuruluşunun temellerini attık. Üç yıl boyunca Türkiye’nin göç politikası, mülteci hakları, ayrımcılık ve ırkçılıkla mücadele gibi alanlarda çalışmalar yürüttük. Farklı dillerde yayınlar yaptık. Yine 2017 sonunda, Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi adıyla bir başka düşünce kuruluşu oluşturduk. Bu iki think-tank’in tüzel kişiliği, çatısı olarak da Aralık 2018’de Boğaziçi Sosyal Araştırmalar Derneği’ni kurduk ve çalışmalarımıza devam ediyoruz.

 Göç ve Asya araştırmaları bir arada mı yürütülüyor?

İki düşünce kuruluşunun idare ve çalışma heyetleri farklı. Ancak bu kuruluşların ve çatı konumundaki derneğin başkanlığını ben yürütüyorum. Birbirinden ayrı alanlar. Çok değerli arkadaşlarımız bulunuyor ekiplerde.

 Şimdiye kadar bu alanlarda öne çıkan çalışmalarınız neler?

Göç kısmından başlarsak şunları söyleyebilirim: Boğaziçi Üniversitesi’nde iki konferans düzenledik. Birleşmiş Milletler’den, çeşitli STKlardan, üniversitelerden konuşmacılar katıldı. Türkiye’nin göç politikasını, sığınmacıların uyumunu ele aldık. Bunlar dışında bmigration.com sitesinde İngilizce, bmshaber.com sitesinde ise Türkçe olarak yayın akışımız sürüyor. Bu sitelerde göç araştırmalarının farklı konularında yarı-akademik yayınlar yapıyoruz. Ayrıca Türkçe, İngilizce, Almanca, İtalyanca ve İspanyolca podcast yayınlarımız mevcut.

 Asya kısmı, yani Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi daha yeni bir kuruluş. İdari ekibi yeni oluşturduk. Ankara merkez grubunun yanı sıra İstanbul’da bir şubemiz var. Ayrıca farklı ülkelerden freelance katkı sağlayan arkadaşlarımız var. Asya Gözlemevi adlı bir projemiz sürüyor. O hafta Asya gündeminde öne çıkan gelişmeleri, haberleri, analizleri sunan bir bülten. İlgili kişi ve kurumlarla paylaşıyoruz. Bunlar dışında, gündemden bağımsız olarak, başta Kuşak ve Yol Girişimi olmak üzere Asya eko-politiğine, siyasi konjonktürüne yön veren meselelerde raporlar yayınlıyoruz. Bu yayınlarımızı bogaziciasya.com sitesinde herkese açık biçimde paylaşıyoruz. Üniversitelerde programlarımız oluyor. En son Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi’ne gitmiştik. 200’e yakın katılımcı oldu. Çin’in yeni dış politika vizyonu ve Türkiye’ye etkilerini konuştuk. Oldukça verimli geçiyor, güzel de oluyor.

 Asya ülkeleri yalnızca Türkiye genelinde değil yerelde de gündemde. Ticaretimiz son yıllarda artıyor, ilişkilerimiz gelişiyor, değil mi?

Evet Malatya özelinden gidersek, özellikle Çinli firmaların bölgeye yönelik bir ilgisi söz konusu. Sık sık yatırım heyetleri geliyor bölgeye. Bu heyet ziyaretleri memleketimize ne kadar verimli oluyor o tartışılır. Kurumsal ve planlı bir yapı olması gerekir. Yani yabancı firmayı misafir edip kayısı ikram etmekle olacak bir şey değil. Belediyelerin, sivil toplumun, üniversitenin de işin içinde olması, buna aktif katkı vermesi gerek. Çin başta olmak üzere Asya kaynaklı yatırımın Malatya’ya yönlendirilmesinde bu bahsettiğim kuruluşların elini taşın altına koyması gerek. Yatırımları yönlendirmek, doğru noktalara kanalize etmek, onlara rehberlik etmek gerek. Bu noktada maalesef çok geri durumdayız.

 Boğaziçi Asya Araştırmaları Merkezi olarak bu bahsettiğiniz eksiklere yönelik çalışmanız var mı?

Biz şu an akademik çalışmalara yoğunlaşmış vaziyetteyiz. Yani meseleleri makro planda ele alıyor, ona göre değerlendirmeler yapıyoruz. Örneğin Kuşak ve Yol Girişimi söz konusu olduğunda, ki bu şu an tüm dünyanın gündeminde, onu Türkiye’ye etkileri bağlamında ele alıyoruz. Bu bakımdan, şehirlere özel çalışmalarımız henüz yok. Ancak Malatya, benim hem memleketim hem de hayranı olduğum bir şehir olduğu için o noktada kişisel çalışmalarım var. Bahsettiğim alanda yardım talep eden kuruluşlara şimdiye kadar hep destek oldum. Umarım merkez olarak da gelişimimizi sürdürürüz ve gün gelir şehirler için ayrı ayrı yatırım raporları, sektör analizleri yapar hale geliriz. Dediğim gibi, memlekete hizmet için gelen her fikre, her teklife destek olduk şimdiye kadar.

 Asya yatırımları deyince aklımıza ilk kayısı geliyor tabi ki. Bunlar dışında da Malatya’yı ilgilendiren yatırımlar söz konusu olur mu?

Kayısı deyip geçmemek lazım. Gıda tüm ticari kalemler arasında hala en önemlilerinden biri. Öyle de kalacak. Çin’de yakın zamanda bir uluslararası ithalat fuarı düzenlendi. Burada Çin devlet başkanı, gıdanın da içinde olduğu bir dizi sektörde ithalatı artırmayı hedeflediklerini vurguladı. Bu hem Malatya hem de diğer şehirlerimiz için büyük bir fırsattır. Doğru kanalize edilirse üreticilerimiz de esnafımız da büyük atılım sağlar. Diğer alanlara gelirsek, biraz önce bahsettiğim Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında birçok ülkede devasa altyapı yatırım projeleri söz konusu. Çin kaynaklı sermayelerle gerçekleşen bu projelere bazı eleştiriler yöneltse de genel olarak ilgili ülke ekonomileri için önemli katkılar sunuyor. Girişimin kara rotasının Türkiye’den geçtiği göz önüne alınırsa, Malatya için burada ciddi bir fırsat söz konusu. Malumunuz, bu girişim Tarihi İpek Yolu’nun canlandırılması hedefiyle duyuruldu.

 Malatya tarihte İpek Yolu üzerinde değil miydi? Şimdi de olabilir…

Elbette. Şehrimiz tarih boyunca önemli ticaret rotaları üzerindeydi. Halep’e kervanların kalktığı yere hala Halep Caddesi diyoruz. Kervansaraylarımız, hanlarımız var. Muhyiddin ibn Arabi, Sadreddin Konevi, Evhadüddin Kirmani ve Mevlana bu şehre geldi, kaldılar. Ticaret rotası üzerinde olduğu için aktif, canlı bir şehirdi. Yine öyle yapabiliriz. Kayısı ile ticareti birleştirerek Malatya’yı Yeni İpek Yolu’nun kalbi haline getirmek elimizde. Doğru politikalar uygulanırsa, sivil toplum destek verirse bu bir hayal değil. Ben bir STK başkanı olarak, ekibimle birlikte elimden gelen desteği vermeye hazırım.

 Merkeziniz Ankara’da ancak Malatya’ya yönelik ilginizi sürdürüyorsunuz. Bir şube açma düşünceniz var mı?

Merkez ofisimiz Ankara’da. Yakın zamanda İstanbul’da bir şube açma girişimimiz olacak. Onun hemen ardından Malatya’da açmayı düşünüyoruz. İnşallah diyelim.

 Çok teşekkürler Mehmet Enes Bey.

Ben teşekkür ederim. Başarılarınızın devamını dilerim.

     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


Yaşadığı Şehire Değer Katan Bir İsim: Ömer Urhal

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
AK Parti Battalgazi Belediye Başkan Adayı Osman Güder, "Ülkemizi dize getirmek isteyenlere karşı dim
Güder:Ülkemizi dize getirmek i
Perçin Ailesinin Acı Günü
Ak Parti Kadın Kollarında Fina
Akçadağ Ali Kazgan’dan Kararlı
Arapgir Cömertoğlu Etrafında K
Güder :'Bütün yeniliklere AK P
TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Mand
Beylerderesi Göletinde Su Tutu
“Vatandaşları Cumhurbaşkanının
Yüzakı’nda Durmak Yok
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.