14 Kasim 2019 Perşembe

Battalgazi Belediyesi’ne Başarı Ödülü Başkan Çınar, Tecrübe ve Deneyimlerini Paylaştı Akıl Teri Döktüler Büyükşehir Belediye Meclisi Kasım Ayı Toplantısı Başladı Silah Kaçakçılarına Eş Zamanlı Operasyon Malatya’da 9 Ton Odun Çalan Hırsızlar Yakalandı Fırat EDAŞ Enerji Çalışanları Haftası’nı Kutladı Ağbaba: ''Hekimhan'da Kimseyi Ayırmadan Hizmet Veriliyor'' Malatya’da Uyuşturucu Operasyonu Malatya’da 450 kg Kıyılmış Tütün Ele Geçirildi
Unutulmaya Yüz Tutmuş Yemeklerinden Tavşanlı Yuha(Yufka)

Çocukluğumun geçtiği eski Arasa ’da (Buğday Pazarı) güzün ve kışın köylerden avcılar tarafından vurulmuş, ölmeden boynu kesilmiş tavşanlar gelirdi.

29.6.2019 23:39:53   

 

         Tavşanlar makul fiyatlara satılırdı.

          Malatya’nın yerli esnafları, yerli aileleri tavşanlardan alırlardı.

          Tavşanların derisi  yüzülür, mevsim kış ise kar var ise kara basılır. Tavşanın vücudundaki kanlar giderilirdi. Değilse bol su ile yıkanır kanlı bir kısım kalmazdı.

            Temizlenmiş tavşan etleri birkaç sudan sonra bir tencerede iyice haşlanırdı. Dağ tavşanı yağsız olduğundan, haşlanırken içerisine birkaç tane ilikli kemik de konurdu. Böylece tavşanın yağlı yüzlü bir suyu olurdu.

             Ev tavşanı kesilip, haşlanmışsa; ev tavşanın eti tavuk eti gibi olduğundan kendi suyunun yağı yeterli olurdu.

             Malatya’da tavşanlı yuha genelde erkek kuzu etinden, erkek koyun etinden, bazen de hasi(erkek keçinin enenmişi),ya da çebiş(erkek keçi) etinden yapılırdı.

              Etlerde öncellikle, but yarması, et evi, kol kısmı, bel eti tercih edilirdi.

               Etlerin kemikli olarak haşlanması çok önemli idi.  But yarması ya da kol etinin gülle kısmı olunca ilikli kemik bulunduğundan haşlanan etin suyu daha lezzetli olurdu.

               Etler haşlandıktan sonra etin suyu ayrı bir kaba alınır. Etlerde kemiklerinden ayrıştırılarak ayrı bir kaba doğranır ya da didilirdi.

               1960 lı yıllarda Sultan suyunda pirinç yetiştirdiğinden Malatya’nın kokulu ve lezzetli bir pirinci vardı. O pirinçten pilav yapılırdı. Eğer Sultan suyu pirinci yoksa Gönen’in baldo pirinci veya Tosya pirinci tercih edilirdi.

                Pirinç pilavında genelde Pütürge’nin yayık tereyağı kullanılırdı. Ya da et suyunun bir kısmı ile pirinç pilavı yapılırdı.

                Sıra geldi yufkalara, yufkalar Yazıhan’ın Kunduri Buğdayından yapılmış undan yapılırdı.             Evin hanımı sabahleyin evlerin avlusunda kurulan ocakta odun ateşinde lezzetli yufkaları yapardı.

                Tavşanlı Yuha, genelde akşam yemeğinde ikram edilirdi.

                Çünkü evin tüm külfeti ve misafir akşam yemeğinde bir arada olurdu.

                Hazırlanan etler pirinç pilavının üzerine serilir. Ya da pirinç pilavına karıştırılır.

                Et suyu ayrı kaplarda sofraya konur, içerisine sarımsak ilave edilir.

                Etli pilav yufkaya sarılır, sarmısaklı et suyuna batırılır. Yanında ayranla afiyetçe yenirdi.

                Malatya’mızın bu leziz yemeği maalesef unutulmaya yüz tutmuş yemekler arasına girmiştir.

                İnsanın ömrüne ömür katan bir lezzet ömür katan bir yemektir.

                 Çocuktum, Eski Buğday pazarındaki (Arasa) evimizde oturuyorduk. Babamın amcası hanımı Azzet Teyze Eski Şire Pazarındaki evlerinde akrabaları bir araya toplamış, tavşanlı yuha yapmış, bayağı da kalabalık bir aileyiz hep bir arada tavşanlı yuha yiyeceğiz. İki ayrı yere büyük sofra bezleri serilmiş sofranın üzerinde terpoşlara(büyük bakır tabak) yemekler konulmuş, yanında inek taslarında (büyük bakır tas) sarmısaklı et suları, yanında yufkalar, maşrapalarda ayranlar yemeğe başladık.

                  Yufkaların arasına etli pilavları koyup, yufkaya sardıktan sonra sarmısaklı et suyuna ucunu batırıp yiyoruz, maşrapa ile ayranı da üzerine içiyoruz.

                  Amcam çocuklarından bazıları kocaman dürümler yapmışlar, biran evvel yemek yeme işlerini bitirip oyunlarına geçeler.

                   Azzet Teyzede üslubu dâhilinde bir muhabbetle ailece yemek yenmesini, çocukların da aynı üslup içerisinde olmasını arzu ettiğinden, bu ne dürüm yapmışsınız kazma gibi böyle dürüm olur mu?

                   Çocuklardan çıt yok.

                    Azzet Teyze yufkayı alır kibar bir dürüm yapar. Ucunu et suyuna batırır. Çocuklara verir. Şimdi ayranını da içebilirsin der.

                   Güzelliklerle dolu mazimizin, güzelliklerini hatırladığımda gözlerimdeki yaşlara hâkim olamıyorum.

                    Saygılarımla
     Yazdır Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.

Yorumunuz
Toplam (4) adet yorum yapılmıştır
Enver KALAYCIOĞLU 3.7.2019 05:35:55
Malatya kültürümüze çok çok önem veren değerli okuyucularıma saygılarımı sunarak bir kaç kelime söylemek istiyorum...Değerli Kardeşim Özgül Hanım, Erol Bey, Selami Ağabeyim ..Çok güzel ifadeler kullanmışsınız.Şöyle bir söz var! Marifet iltifata tabidir.Sizlerin iltifatı bana daha fazla sorumluluk yüklemektedir.Elimden geldiği kadar bu sorumluluğu yerine getirmeye çalışacağım.Malatya hepimizin ortak değeri,Malatya kültürü hepimizin ortak malı,unutulmaya yüz tutmuş değerlerimizi gündeme getirip,paylaşıp mutluluğunu yaşamaya çalışacağım.
Özgül sevimli PİŞKİNÖZ 1.7.2019 12:01:17
Bu çok güzel ve özel eski bir yemeği gündeme getiren arkadaşımız değerli Malatya SEVDALILARI Dostlar Ekibimizden Enver Kalaycıoğlu kardeşimize çok teşekkür ediyorum Ailemizin çok eskiye dayanan aşçılık sevdası dedem babam ve en son kardeşlerim özellikle yakınlarda kaybettiğim Adnan Pişkinöz ile devam ediyor Ailenin çocuğu olarak klasik yemeklere çok ilgi duyuyorum Fakat bazı yemekler yanlış tarif edilince Malatyamızın eski yemeklerinin kültür aktarımı olarak yanlış tarif edilmesine üzülüyorum Büyükannelerimiz aktarımları çok önemli eğer alamamış isek çok yazık doğrusu Tarif mükemmel di Say
erol karaaslan 30.6.2019 10:22:01
Güzel bir yazı olmuş. Teşekkürler Enver Bey...
Selami Yücel 30.6.2019 09:36:57
Hısım. Teşekkürler unutulan bir yemeği teferruatlı bir şekilde tanımlamışsın ve bizlere sunmuşsun. Eskiden Malatyada tavşan, keklik gibi av hayvanları çok bulunurdu. Avlaya avlaya bitirdik onları. Bu yemek tarifi İbrahim Halil Kılıcın hazırladığı Malatya yemeklerinde yok galiba ? Güzel bir şekilde anlatmışsın. Nedim Abi, Azzet abla gözümün önüne geldi. Hepsine Allahtan rahmet diliyorum. Nedim Abi yemeği çok severdi. Kulaklı çorba için de Maını mülkünü satasın. Kulaklı çorbaya versin, yiyesin derdi
Yazarlarımız


Öğrenci Velileri Biraz Daha Duyarlı olmalı

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Battalgazi Belediyesi, Tarihi Kentler Birliği Tarihi Kültürel Mirası Koruma Proje ve Uygulamalarını
Battalgazi Belediyesi’ne Başar
Başkan Çınar, Tecrübe ve Deney
Akıl Teri Döktüler
Büyükşehir Belediye Meclisi Ka
Silah Kaçakçılarına Eş Zamanlı
Malatya’da 9 Ton Odun Çalan Hı
Fırat EDAŞ Enerji Çalışanları
Ağbaba: ''Hekimhan'da Kimseyi
Malatya’da Uyuşturucu Operasyo
Malatya’da 450 kg Kıyılmış Tüt
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.