23 Eylul 2018 Pazar

Girişimin besleyicisi yatırımdır Fendoğlu, Hacı Bektaş-ı Veli Vakfı'nın aşure etkinliğinde Polat: Bir Olalım Diri Olalım Kardeş Olalım Gönültaş Ailelerinin Aşure Günü Mehmet Kırçalı Efendi Hz. Ölüm Yıl dönümünde Dualarla Anıldı Yılmaz ve Eroğlu Ailelerinin Mutlu Günü Tüfenkci: Yönetimde Gençlerimize İhtiyaç Var Engelsiz Yaşam Merkezi’nden Huzurevi’ne Ziyaret İş Adamı Erol Ağca'nın Acı Günü CHP Heyetinden MESOB’a ZİYARET

Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
Sosyolog - Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

İnsanları Anlamak Neden Zordur? Ya Da Anlamak Mümkün Müdür?

19.2.2018  

İnsan felsefe açısından mikrokozmoz olarak görülmektedir. Yani küçük evren.

Küçük evren ifadesi ile ne kastedilmektedir? İnsan denilen varlık içinde koca kainatı barındırmaktadır.

Muhatap olduğumuz insanların iç dünyası bizim tahmin ettiğimizden çok daha fazlasını barındırmaktadır. Aşklar, nefretler, korkular, hisler, hevesler, güzel ya da hoş olmayan düşünceler vs. şeklinde içinde barındırdığı özellikleriyle insan insandır.

Bu gerçeklerle değerlendirmemiz gereken insanları anlayabilmenin ya da anlayamamanın imkânı olabilmektedir.

Yaşadığımız çeşitli olaylar karşısında sıklıkla vurguladığımız “ben X’i anlayamıyorum”, “Y bunu neden yapıyor?”, “Z bunu bana yapmamalıydı” vs. gibi ifadelerin tamamı insanların mikrokozmoz olma özellikleriyle bağlantılı hususiyetlerdir.

Bazen de “niçin iyi insanlar kötü şeyler yaparlar” sorusunu kendi kendimize sorduğumuzda, yine aslında insanın mikrokozmoz olma özelliğine atıfta bulunmuş oluyoruz.

İşin gerçek boyutunda, hiç beklemediğimiz davranışlar sergileyen insanların iç dünyasında nelerin mevcut olduğu konusunu da düşünmemiz daha doğru olacaktır. İnsanlar içlerinde var olan ama muhataplarına çok fazla yansıtmadıkları duygularının etkisiyle davranış sergilemektedir. Yani, bazen sevmez ama sever görünür; bazen duymaz ama duyar görünür; bazen nefret eder ama etmez görünür; bazen içinde kin barındırır ama bunu hissettirmez insanlarla muhatap olmak zorunda kalabiliriz. Hatta bu muhataplarımızın samimiyetsizliğini dahi doğru dürüst algılamaktan uzak olabiliriz.

Yeterince anlayamamak ya da algılayamamanın bir biz boyutu, bir de başkası boyutu mevcut olmaktadır. Biz boyutunda algılarımızın yeterince çalışamaması, düşünce dünyamızı geliştiremememiz, sağlıklı bakış açısı kazanamamamız, çok güvendiğimiz için gözü kapalı baktığımızdan gerçek yüzleri göremememiz gibi örneklerle karşılaşabiliriz. Başkası boyutuyla ise karşımızdaki insanın samimiyetsizliği, sahtekârlıktaki ustalığı, gerçekleri gizleyebilme konularında marifetli oluşu, zamana yaymış olabileceği amaç gizleme konusundaki üstünlüğü gibi örnekler söz konusu olabilir.

İşte, bu örneklerde de ifade ettiğimiz insan özellikleri bizim insanları doğru okumamızı engelleyen hususlar olarak öne çıkmaktadır.

Duygular, düşünceler, hisler ve davranışların biz insanların iç dünyasının dışa yansıması olarak düşünülmesi gerekmektedir. İnsanların bilinç dünyası ya da zihniyet dünyasında var olan gerçek yaşam deneyimleri ve sahip olunan düşünceler öyle ya da böyle davranmamızı etkilemektedir.

O halde öyle ya da şöyle davranan insanların da zihniyetini oluşturan gerçeklerin etkisi söz konusudur.

Eğer biz hem kendi yaşam deneyimlerimize hem de ihtimallere göre düşünürsek, o halde, gerçek vaziyetleri daha iyi anlayabilme ve kestirebilme imkânı bulabiliriz. Yani insanların yaptığı eylemlerin nedenlerinin ne olduğunu kestirebilmemiz mümkün olacaktır.

Algılamak çok önemlidir. Anlamayı sağlayan şey algılamaktır. Biz insanların bir şeyleri anlayabilmesi ya da kavrayabilmesi algılarının işlemesine bağlıdır. Bu da kafa yormaya ve daha fazla çalışmaya bağlıdır.

Bu şekilde düşüncemizi geliştirmemiz mümkün olacaktır. Düşünce geliştirilirse, anlama, kavrama ve başarma da kaçınılmaz olacaktır.

Zaman zaman insanların bize neden istemediğimiz gibi davrandıklarını da daha iyi anlamak bu sayede imkan dahilinde olacaktır.

SONSÖZ: Birden fazla düşün, ölç, tart ama bir defa öyle davran diyorum.

Saygılarımla

 Toplam 1377 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


TOPLUMSAL YAPIMIZ BOZULUYOR

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Kültürel ekonomi başlıklarından biri olarak görülebilecek girişimcilik ve inovasyon meselesi son dö
Girişimin besleyicisi yatırımd
Fendoğlu, Hacı Bektaş-ı Veli V
Polat: Bir Olalım Diri Olalım
Gönültaş Ailelerinin Aşure Gün
Mehmet Kırçalı Efendi Hz. Ölüm
Yılmaz ve Eroğlu Ailelerinin M
Tüfenkci: Yönetimde Gençlerimi
Engelsiz Yaşam Merkezi’nden Hu
İş Adamı Erol Ağca'nın Acı Gün
CHP Heyetinden MESOB’a ZİYARET
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.