20 Temmuz 2018 Cuma

“Yatırım ve Hizmetleri Anlamlı Kılan; Yüreklere Dokunmaktır” Büyükşehir Belediyesi Eğitim Hizmetlerine Devam Ediyor Güney Kuşak Yolu’nda Önemli Bir Etap Tamamlanmak Üzere Romatizma en çok dizleri ve parmakları etkiliyor Kuluncak'da Yol çalışması devam ediyor Dünya'nın En Pahalı Şehirler Belli Oldu Şok diyetler karaciğer yağlanması nedeni! “Gönüllere Talibiz, Bir Dua Yeter” Polat; Battalgazi’ye 900 Dönümlük Yeni Tabiat Parkı Yapıyoruz Vali Kaban, Pütürge Muhtarlarıyla Kurum Bir Araya geldi

Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
Sosyolog - Ömer Halisdemir Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi

 

Malatya Şeker Fabrikası Sadece Bir Fabrika Değildir

27.2.2018  

Şeker Fabrikaları Cumhuriyet Dönemi ile hayatımıza girmiş tarıma dayalı endüstrinin simgesel anlam taşıyan örneklerindendir.

Simgesel anlamı da nereden geliyor diye bir soru sorulduğunda, vereceğim cevap çok anlamlı olacaktır: “Yedi düvele meydan okuyarak, bu yedi düvelin işgalini sona erdiren bir milletin ekonomik savaşlara girişiminin başlangıç noktasıdır da ondan

Bütün varını yoğunu savaşlarda kaybetmiş de fakirleşmiş bir toplumun boynunda bulunan boyunduruktan kurtulabilmesinin ilk adımıdır da ondan.

Askeri zaferin ekonomik zaferlerle taçlandırılması için alınacak yolun başlangıç kilometre taşıdır da ondan.

Türkiye’de Şeker üretimi, dünyada başkent başkent kredi imkanı için dolaşan bir maliye bakanının eli boş döndükten sonra, Sovyetlerin rejim ihraç etme düşüncesiyle hurda yığını olan kendi fabrikalarının eski makinalarını vermesiyle başlatılmış olan Türk Sanayileşme hamlesinin simgesel öneme sahip endüstri sektörü olma özelliğine sahiptir.

Başlangıçtan günümüze stratejik öneme sahip ve değerli olan bir sektör olduğu açıktır. Başlangıçta tarımdan sanayiye dönüşen üretimin giriş noktası olması açısından stratejik iken, günümüzde küresel şeker üreticilerinin karşısında duran milli bir bayrak gibi olması açısından stratejiktir.

Ayrıca, sağlıklı şekerden daha sağlıksız ve kanserojen içeren şekere geçişin önünde de set olması bakımından da stratejik olma vasfını taşımaktadır.

Bugün için ucuz diye takdim edilen tatlandırıcılardan yapılan sağlıksız şeker, üretim geleneği kaybolduktan sonra daha pahalıya satılacağı da açık bir gerçek niteliğindedir.

Türkiye açısından önemi büyük olan şeker üretiminin sadece içinde çalışan işçiler değil, aynı zamanda pancar üreten çiftçiler, hem pancar üreten çiftçilerden de çalışan işçilerden de kazanç elde eden küçük esnafla birlikte göründüğünden daha büyük bir kitleyi birincil olarak etkileyen yapıda olduğu açıktır.

Gelelim Malatya Şeker’e... Malatya Şeker, bizim çocukluğumuzda dedemizin çalıştığı, çok özel tatlılarıyla yolunu gözlediğimiz Şeker Fabrikası, tesislerinde devlet büyüklerinin yaptığı konaklama imkanlarıyla hatırlanması gereken bir simge kuruluştur.

Malatya Şeker, başlangıçta çok iyi bir yere kurularak şehrin dışa açılmasının da planlandığı bir üretim üssü olmuştur. Ayrıca, köylerimizde üretimi yapılan pancarın alımını yapan şehrin lokomotif kuruluşlarından biri olma özelliği de mevcuttur.

Öyle ki, Şeker Fabrikası, başlangıçta şehre epey uzakta kurulmasına rağmen, yakalamış olduğu ivmeyle şehri kendine doğru çekmeyi de başarmıştır. Şehrin dışa açılımında Şeker Fabrikası aktif rol oynamıştır.

Malatya Şeker Fabrikası, şeker üretiminin Türkiye açısından sahip olduğu önemin kat kat üstünde bir öneme sahiptir. Çünkü çok önemli girdi sağlayan bir kuruluş olarak Malatya ekonomisi açısından çok büyük öneme sahiptir. Hem fabrikanın elde ettiği gelir, hem de çiftçinin fabrikadan elde ettiği kazanç nihayetinde Malatya piyasasında canlılık yaratmaktadır.

Zaten Malatya, önemli maaş getirisi olan bütün sektörlerinde gerileme yaşamış ve ekonomisi zayıflamış bir memlekettir. Hem kapanan fabrikalar hem de devlet üretimi yapılan müdürlüklerin kapanması ya da kapasite daraltmasına gitmesi Malatya ekonomisine darbe indirmiştir. Bu durum, doğrudan yaşayan canlı ekonomiye etkide bulunmuştur. Bir milyonlu nüfusları 2000’e girerken zorlayan Malatya, şu anda yerinde sayan bir nüfus potansiyeline neden sahiptir acaba? Bunun taşıdığı anlamların olması gerekmez mi?

Atılan her aleyhte adımı çok kolay kabul eden bir memleket olması Malatya’ya çok şey kaybettirdi. Yeni stratejik hamleler de ya yapılmadı ya da çok geç kalındı. Bu durumun doğal soncuyla da geri kalmışlık kaçınılmaz son oldu.

Yılda milyonlarca kâr elde eden, yan etkileri bunun dört beş katı olan bir kuruluş kelimenin tam karşılığıyla altın yumurtlayan tavuk gibidir. Acaba bu altın yumurtlayan tavuk neden kesilir? Hangi dünya küresel pazarına yön veren çok uluslu şirketin bu tercihte rolü olabilir? Ya da bunlar değilse, başka nedenler ne olabilir?

Fabrikadan gelecek iki torba küspeyle bile hayatta kalma mücadelesi veren çiftçinin sahibi yok mudur? Bu çiftçi kayısıdan kazanç elde etmezse, pancarı da ekmezse ne ile hayatını idame ettirebilir? Aynı dekar alanda buğday ekse karşılığını alamıyor. Besi kursa, hayvanlara harcadığı parayı getirecek bir satış elde edemiyor. Pekiyi bu çiftçi ne yapsın? Ölümü mü beklesin? İlla şehre göçüp, şehrin acımasız koşullarında kendini dalgalara bırakıp her şeyi akışına mı bıraksın?

Alternatif tarım ürünü yetiştirilebilecek yerlerde belki vatandaşın çaresi vardır. Ama bu özelliğe sahip olmayan iklim ve coğrafya koşuluna sahip olan memleketin insanlarının başka çaresi bulunmamaktadır.

Ayrıca yeni üretim tercihleri konusunda da bilgisi olmayan çiftçilere önderlik yapacak kuruluş var mıdır? Bunun cevabı da Şeker Fabrikası giderse, Malatya için bunu yapacak kuruluş da kalmayacaktır şeklinde. Yani hayır. Çünkü Şeker Fabrikası kurulduğu günden beri hedef kitlesi olan çiftçilerin bilinçlendirilmesi konusunda çok önemli görevleri yerine getirmiştir. Bu işlev de bu kararla yok edilecektir.

Eğer artık devlet üretici aktör olmasın deniyorsa, o halde, neden özelleştirmeler üretimin paydaşlarını kapsayacak şekiklde düzenlenmiyor? Söz gelimi belediye kuruluşlarının alması neden yasak? Malatya için, eğer Esenlik kuruluşunun almasına izin verilirse, Malatya, çok önemli çıkış yolunu bulabilir. Ama yasa uygun değil. Diğerlerinin de gücü yetmiyor. Peki ne olacak? Kapatılıp arazisinin Sümer ve Tekel gibi rant alanı olarak yağmalanması mı gerekiyor? Arazi de rantçıların olsun. Yeter ki üretime halel gelmesin. Üretim yapılacak alana ya taşınsın ya da aynı alanda üretim yapmayacak olanlara satılmasın. Bunun başkaca bir yolu görünmemektedir.

Şeker Fabrikaları tarımsal endüstrinin bayrak kuruluşlarıdır. Lütfen bayrağı yere indirmeyelim.

 Toplam 966 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


KENDİMİ ÇOK SEVİYORUM!!!

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  VAHAP GÜNER
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  ASUMAN SARITAÇ
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
Yeşilyurt Belediye Başkanı Mehmet Çınar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Sosyal Belediyecilik
“Yatırım ve Hizmetleri Anlamlı
Büyükşehir Belediyesi Eğitim H
Güney Kuşak Yolu’nda Önemli Bi
Romatizma en çok dizleri ve p
Kuluncak'da Yol çalışması deva
“Gönüllere Talibiz, Bir Dua Y
Dünya'nın En Pahalı Şehirler B
Şok diyetler karaciğer yağlanm
Polat; Battalgazi’ye 900 Dönüm
Vali Kaban, Pütürge Muhtarları
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.