15 Temmuz 2019 Pazartesi

15 Temmuz kutlamalarında ,Malatya'da FETÖ'ya lanetler Yağdı. 15 Temmuz Şehidleri Anıldı,Yeni Cami’de Mevlid Okutuldu 15 Temmuz’un Üzerinden 3 Yıl Geçti ( Remzi Hayta Yazdı) ESOB’dan Esnaf ve Vatandaşlara Türk Bayrağı Özcan: ''Unutmadık; Unutmayacağız; Unutturmayacağız'' Milletvekili Fendoğlu'ndan, 15 Temmuz Mesajı Vali Baruş, 15 Temmuz Şehit Aileleri ve Gazilerle bir araya geldi Hekimhan’a Yakışan Bir Festival Parlak: ''Sadece mesaj yayınlamayın!'' MTܒden 15 Temmuz Fotoğraf Sergisi

ENVER KALAYCIOĞLU
flashabermalatya@flashabermalatya.com.tr

 

Malatya’nın Unutulmaya Yüz Tutmuş Yemeklerinden Tavşanlı Yuha(Yufka)

29.6.2019  

         Çocukluğumun geçtiği eski Arasa ’da (Buğday Pazarı) güzün ve kışın köylerden avcılar tarafından vurulmuş, ölmeden boynu kesilmiş tavşanlar gelirdi.

         Tavşanlar makul fiyatlara satılırdı.

          Malatya’nın yerli esnafları, yerli aileleri tavşanlardan alırlardı.

          Tavşanların derisi  yüzülür, mevsim kış ise kar var ise kara basılır. Tavşanın vücudundaki kanlar giderilirdi. Değilse bol su ile yıkanır kanlı bir kısım kalmazdı.

            Temizlenmiş tavşan etleri birkaç sudan sonra bir tencerede iyice haşlanırdı. Dağ tavşanı yağsız olduğundan, haşlanırken içerisine birkaç tane ilikli kemik de konurdu. Böylece tavşanın yağlı yüzlü bir suyu olurdu.

             Ev tavşanı kesilip, haşlanmışsa; ev tavşanın eti tavuk eti gibi olduğundan kendi suyunun yağı yeterli olurdu.

             Malatya’da tavşanlı yuha genelde erkek kuzu etinden, erkek koyun etinden, bazen de hasi(erkek keçinin enenmişi),ya da çebiş(erkek keçi) etinden yapılırdı.

              Etlerde öncellikle, but yarması, et evi, kol kısmı, bel eti tercih edilirdi.

               Etlerin kemikli olarak haşlanması çok önemli idi.  But yarması ya da kol etinin gülle kısmı olunca ilikli kemik bulunduğundan haşlanan etin suyu daha lezzetli olurdu.

               Etler haşlandıktan sonra etin suyu ayrı bir kaba alınır. Etlerde kemiklerinden ayrıştırılarak ayrı bir kaba doğranır ya da didilirdi.

               1960 lı yıllarda Sultan suyunda pirinç yetiştirdiğinden Malatya’nın kokulu ve lezzetli bir pirinci vardı. O pirinçten pilav yapılırdı. Eğer Sultan suyu pirinci yoksa Gönen’in baldo pirinci veya Tosya pirinci tercih edilirdi.

                Pirinç pilavında genelde Pütürge’nin yayık tereyağı kullanılırdı. Ya da et suyunun bir kısmı ile pirinç pilavı yapılırdı.

                Sıra geldi yufkalara, yufkalar Yazıhan’ın Kunduri Buğdayından yapılmış undan yapılırdı.             Evin hanımı sabahleyin evlerin avlusunda kurulan ocakta odun ateşinde lezzetli yufkaları yapardı.

                Tavşanlı Yuha, genelde akşam yemeğinde ikram edilirdi.

                Çünkü evin tüm külfeti ve misafir akşam yemeğinde bir arada olurdu.

                Hazırlanan etler pirinç pilavının üzerine serilir. Ya da pirinç pilavına karıştırılır.

                Et suyu ayrı kaplarda sofraya konur, içerisine sarımsak ilave edilir.

                Etli pilav yufkaya sarılır, sarmısaklı et suyuna batırılır. Yanında ayranla afiyetçe yenirdi.

                Malatya’mızın bu leziz yemeği maalesef unutulmaya yüz tutmuş yemekler arasına girmiştir.

                İnsanın ömrüne ömür katan bir lezzet ömür katan bir yemektir.

                 Çocuktum, Eski Buğday pazarındaki (Arasa) evimizde oturuyorduk. Babamın amcası hanımı Azzet Teyze Eski Şire Pazarındaki evlerinde akrabaları bir araya toplamış, tavşanlı yuha yapmış, bayağı da kalabalık bir aileyiz hep bir arada tavşanlı yuha yiyeceğiz. İki ayrı yere büyük sofra bezleri serilmiş sofranın üzerinde terpoşlara(büyük bakır tabak) yemekler konulmuş, yanında inek taslarında (büyük bakır tas) sarmısaklı et suları, yanında yufkalar, maşrapalarda ayranlar yemeğe başladık.

                  Yufkaların arasına etli pilavları koyup, yufkaya sardıktan sonra sarmısaklı et suyuna ucunu batırıp yiyoruz, maşrapa ile ayranı da üzerine içiyoruz.

                  Amcam çocuklarından bazıları kocaman dürümler yapmışlar, biran evvel yemek yeme işlerini bitirip oyunlarına geçeler.

                   Azzet Teyzede üslubu dâhilinde bir muhabbetle ailece yemek yenmesini, çocukların da aynı üslup içerisinde olmasını arzu ettiğinden, bu ne dürüm yapmışsınız kazma gibi böyle dürüm olur mu?

                   Çocuklardan çıt yok.

                    Azzet Teyze yufkayı alır kibar bir dürüm yapar. Ucunu et suyuna batırır. Çocuklara verir. Şimdi ayranını da içebilirsin der.

                   Güzelliklerle dolu mazimizin, güzelliklerini hatırladığımda gözlerimdeki yaşlara hâkim olamıyorum.

                    Saygılarımla

                                                                                                           Enver KALAYCIOĞLU

 

 

 Toplam 409 defa okunmuştur  Yazdır Yazar Girişi Paylaş:
Yorumunuz
Adınız Soyadınız:
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. IP adresiniz güvenliğiniz için kayıt edilmektedir.
Yazarlarımız


Yaşadığı Şehire Değer Katan Bir İsim: Ömer Urhal

REMZİ HAYTA
  REMZİ HAYTA
  Prof. Dr. MUSTAFA TALAS
  NURETTİN KONAKLI
  CUMALİ DUMAN
  AYŞEGÜL ÇOŞKUN
  ENVER KALAYCIOĞLU
  Arş. Gör. MURAT BUĞRA TAHTALI
  NAZAN ÖĞÜT TEKİN

Anket

Aktif Anket Bulunamadı
Gazeteler
Hiç Röportaj Yok

Röportajlar
Benler cilt kanserinin habercisi demek

Çok Okunanlar
15 Temmuz darbe girişiminin 3.yıl dönümü nedeniyle Malatya’da anma programı düzenlendi Türkiye dem
15 Temmuz kutlamalarında ,Mala
15 Temmuz Şehidleri Anıldı,Yen
15 Temmuz’un Üzerinden 3 Yıl G
Ünal ve Avcu Ailelerinin Mutlu
ESOB’dan Esnaf ve Vatandaşlar
Özcan: ''Unutmadık; Unutmayaca
Milletvekili Fendoğlu'ndan, 15
Vali Baruş, 15 Temmuz Şehit Ai
Hekimhan’a Yakışan Bir Festiva
Parlak: ''Sadece mesaj yayınla
Flaş Haber - Tüm Hakları Saklıdır © 2008-2011
İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.