1924 de başlayan hayat serüveni, 1,5 yaşındayken annesinin ölümünden sonra 1930 lı yılarda İstanbul’da başlayan okul hayatı, ortaokulu bitirene kadar İstanbul’da, lise hayatı ise Kıbrıs’ta geçti.
2.Dünya savaşından sonra Hukuk eğitimi için gittiği İngiltere’de, hukuk okudu.27 Kasım 1948 de Dr.Fazıl Küçük ile başladığı, siyasi hayatta hatip olarak görev yaptı. Bu arada avukatlık mesleğini de devam ettirdi.1949 da savcılık görevine başladı. Aynı zamanda eşi Aydın Hanımla evlendi.
1955 de Enonsisle mücadelede ve EOKA karşısında;Türklerin direnişine yön verdi.1958 de Türk Mukavemet Teşkilatını kurdu.1959 Zürih ve Londra antlaşmaları ile,1960 da Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasasının hazırlanmasında emeği geçti.Türk Cemaat Meclisi Komitesi Başkanlığına seçildi.1960 da 650 kişilik Türk Alayının Magosa Limanına gelmesini , Kıbrıs’ta Türk Askeri bulunmasını Kıbrıs Türklerinin örgütlenmesini sağladı.
1964 de Londra konferansı sonrası Makaryos tarafından istenmeyen adam ilan edildi.Yeşilada’ya girmesi yasaklandı. Erenköy'e çıkarak savaşa katıldı. 1967'de adaya gizlice girerken tutuklandı. Yoğun girişimler sonucu Türkiye'ye geri verildi. 1968'de adaya giriş yasağı kaldırıldığından Kıbrıs'a döndü.
Rauf Denktaş, 5 Temmuz 1970 tarihinde yapılan genel seçimlerde yeniden Türk Cemaat Meclisine Meclis Başkanı seçildi.
Denktaş, 16 Şubat 1973 tarihinde Kıbrıs Türk Toplumu tarafından yeniden Başkan seçildi ve 28 Şubat 1973'te gerekli andı içtikten sonra Kıbrıs Cumhurbaşkan Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı olarak göreve başladı.
17 Nisan 2005'te yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayan Denktaş, 24 Nisan'da görevi Mehmet Ali Talat'a devretti. Denktaş, 16 Şubat 1973 tarihinde Kıbrıs Türk Toplumu tarafından yeniden Başkan seçildi ve 28 Şubat 1973'te gerekli andı içtikten sonra Kıbrıs Cumhurbaşkan Muavini ve Kıbrıs Türk Yönetimi Başkanı olarak göreve başladı.
1974 Türk Barış Harekâtı sonrasında 13 Şubat 1975'te Kıbrıs Türk Federe Devletinin ilânını sağladı ve Devlet Başkanı ve Meclis Başkanı görevlerini yürüttü. Federe Devlet Anayasası uyarınca 20 Haziran 1976 günü yapılan ilk Genel Seçimlerde büyük bir çoğunlukla, Halk tarafından seçildi. 1981'de ikinci kez Devlet Başkanlığına seçilen Denktaş, 1983'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetini ilan etti ve 1985'de Cumhurbaşkanlığına seçildi. 1990, 1995 ve 2000 yıllarındaki Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tekrar kazanarak görevine devam etmiştir.
İngilizce ve Rumca'yı iyi bilen Denktaş evlidir. Üç oğlu ve iki kızı olmuştur. Bir oğlunu bademcik ameliyatında, bir oğlunu trafik kazasında yitirmiştir. Bugün bir oğlu, iki kızı ve onbir torunu vardır.
Bugüne dek yayınlanmış 50 kitabı ve bir film senaryosu (İşgal Altında) vardır. Yazarlık - Fotoğrafçılık en sevdiği uğraşlarıdır. Amerika - İngiltere - Avusturalya - İtalya - Türk Cumhuriyetleri - Polonya - Fransa - Avusturya ve Türkiye Cumhuriyetinde fotoğraf sergileri açmış, sayısız konferanslar vermiş ve çeşitli ödüller ile fahri doktora ve profesörlük payeleri almıştır.
Geçirdiği rahatsızlık nedeniyle 9 Ocak Pazar günü Yakındoğu Üniversitesi Hastanesinin yoğun bakım servisine kaldırılan KKTC'nin 1. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, 13 Ocak 2012 günü vefat etti.17 Ocak 2012 tarihinde defnedildi.
Bu muhteşem insanla 7 Şubat 2001 tarihinde tanıştım. Malatya İnönü Üniversitesine gelmişti. Ahmet Yesevi Salonunda konferans verdi. Kıbrıs’ı verdiği mücadeleleri anlattı... Hele Kıbrıs Savaşı sırasında yaşadıklarını anlattığında gözlerimizdeki yaşları tutmak mümkün değildi. Esir edilen Rum askerleri, ne olduğunu anlamadık, bütün planlarımızı unuttuk. Yeşil bereli insanları gördük. Birde baktık ki esir düşmüşüz. O bu ülkenin manevi sahiplerine inanmış, onların maneviyatının Kıbrıs savaşında bir kez daha ortaya çıktığını çeşitli hadiselerle anlatmıştı. Bir ömrü Kıbrıs’ın bağımsızlığı ve varlığı için adamış Rauf Denktaş’ı tanımak benim için bir şerefti. Onunla tanıştığımda çok sempatik, çok samimi daha önceden tanışıyormuş hissini yaşadım. O bizlerden biriydi. Her vatandaşımızın her devlet adamımızın örnek alacağı bir insandı... Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın. Mekânı cennet olsun...
Kıbrıs, varlığını Rauf Denktaş ve Türkiye Cumhuriyeti’ne borçludur...
İYİ Kİ TANIMIŞIM (RAUF DENKTAŞ’I)
İyi ki tanımışım
Muhteşem insanı
Kıbrıs’ın Denktaş’ı
Kıbrıs’ın ekmeği
Kıbrıs’ın aşı
Makaryos’ları alt etmiş
Kıbrıs’a her şeyini vermiş
Maneviyatı yüksek insan
Yaşadıklarını duysanız
Takvayı görürsünüz
Yakalanan Rum Askerlerine
Sormuşlar
Yeşil elbiseliler geldiler
Ne olduğunu anlamadık
Silahlarımızı bıraktık
Bütün planımızı unuttuk
Baktık ki esir düşmüşüz
Siz zulmetmiyorsunuz
Hâlbuki biz sizlerden olanlara
Yakalayınca zulmettik
İnsanlığımızdan utanıyoruz
Kimdi o yeşil elbiseli insanlar
Rauf Denktaş gülümsemiş
Arkası sıra ağlamış
Bu ülkenin maneviyatı yüksek insanları var
Âlimler, Evliyalar, Tarihi Kahramanlar
Onların maneviyatı gelmiş
Onlar askerlerimize eşlik etmiş
Onlar askerlerimize güç vermiş
Askerlerimiz onları gördüklerini söylemiş
Her biri birkaç cihangir kesilmiş
O anlatıyor biz ağlıyorduk
Ahmet Yesevi Salonunda
Malatya’yı çok sevmişti
Battalgazi Toprağıydı Malatya
Onun için ayrı önemi vardı
Görseniz, sanki Malatya’da doğmuş
Malatya’da yaşamıştı