Uzun bir aradan sonra geçen hafta sonunda bir haftalık izin fırsatı yaratıp çok özlediğim memleketime geldim…Hava limanı yolundan şehre saptığımızda belediye binası, AVM, tam yanında Hilton Otelinin görkemli inşaatı gülerek karşıladı beni, sonrasında İnönü caddesinden kanalboyuna kadar, ışıklandırılmış caddeleriyle Hoş geldin Büyükşehir Malatya’ya dedi adeta, bu sıfatını her yere asmış olan Malatya Belediyesi…
Ancak bu gün yaşadığım bir olay, bu sıfatın sadece Bilboard’larda yazan bir harfler bütünü olduğunu,büyükşehir olmanın başlı başına büyük düşünmekle, iyi idare ile olacağı fikrini iyiden iyiye aklıma yerleştirdi… Paylaşayım dedim, varın siz karar verin, normal mi bu yaşananlar, yoksa çok büyük beklentiler içinde mi bu köşenin sahibi…
Öğleden sonra, saat 15:00 gibi, 1. kanal Çağlayan Apartmanı’nda oturan dedemleri ziyarete gittik. Kapı çalmıyordu, belli ki elektrikler yoktu. Zar zor duyurup sesimizi, girdik içeri… Koah hastası olan dedem , yaklaşık yarım saattir elektriğin olmadığını söyledi. Hastalığın sonucu olarak da nefes yetmezliğine giriyordu, elektrik gelmezse, oksijen makinesi çalışmıyordu. Önce sigortadandır dedik, anladık ki bütün bir apartmanın elektriği yoktu. Hiç zaman kaybetmeden durumu TEDAŞ’a ihbar ettik, ekip göndereceklerini söylediler. Bekledik… Evden ayrılıp bir buçuk saat sonra kontrol için tekrar Çağlayan Apartmanına geldik. TEDAŞ ekibi, arızanın yerini tespit edip “Elektrik hatları yer altından geçiyor, bu belediyenin yetkisinde” dedi… Sonuç: Hala yoktu elektrik… Bunun üstüne aradık belediyeyi: “Ekipleri şimdi yönlendiriyoruz” dediler… İlk telefondan yaklaşık iki buçuk saat sonra geldi ekipler, “yetkililere haber vereceğiz” dediler. Bu sırada, belediyenin bir an evvel modern dünyanın gereğini yerine getirmesini bekliyordu apartmanda yaşayan bazı diğer sakinler… Biz ise elektrik olmadığı için tüm aile erkanını alıp yemeğe gittik. Sabahtan beri oksijen alamayan dedem, iyice nefes darlığı yaşayınca lokantadaki priz yardımıyla giderdi nefes ihtiyacını… Akşam saat 21:00 gibi döndük yemekten, manzara şuydu: Kesinti yerinde sadece tespit için bir pembe boya duruyordu, yerler kardı, elektrik yoktu, her taraf zifiri karanlıktı… Yüzyılın icadı (!) kombi elektriğe bağlı olduğu için kış kıyamet günü evler donuyordu, fakat ne sorunu çözecek bir ekip, ne de oksijen makinesini çalıştıracak elektrik hala yoktu…
Çağlayan Apartmanı, genelde yaşlı kişilerin kaldığı, Malatya’nın atan kalbi kanalboyunda bulunan 12 dairenin bulunduğu bir apartman. Dedemler’ in kalacak yerleri vardı, şanslılardı ve geceyi bizim evde, oksijen makinesini çalıştırarak sıcak bir atmosferde geçirdi… Peki ya o apartmandaki diğerleri? Şehrin en merkezi yerindeki bir apartmanın sakinlerini, kışın en soğuk gününde elektriğe ve dolayısıyla zemheri soğuğa mahkum eden Malatya Belediyesi, nasıl büyüyecek de en ücra köşelere bile hizmet götürecek?Bu kış kıyamet gününde, oradaki insanlar hastalansa, veya daha kötüsü olsa, bunun sorumluluğunu kim üstlenecek? Kim bu “büyük”lüğü gösterecek? “Mesai bitti hadi evlere” anlayışı, 7/24 hizmet götürmesi gereken belediyede bile varsa, adın büyük olmuş, sokakların renklenmiş kime ne fayda?
Ne acı ki, sekiz ay sonra görünen manzara: Aynı tas, aynı yerde duruyor hala, yine aynı hamamda…
sizlerde her zaman, yatırım,iyi hizmet bekliyorsunuz!!! Malatyamızın çantada keklik olduğunu unutmayın ve çocuk yapmaya devam edin!!!!
ismet ay
10.02.2012 11:13:05
buğra bey. yazınızda bir vatandaş olarak maruzatınızı anlatmışsınız.ama eleştirilerden nasibinizi almışsınız.biz vatandaşlar kepçeyi buluyorsak,yolu kazdırıyorsak,üstüne birde para yatırıyorsak daha belediyeyi niye seçiyoruz, ve ordan okadar kişi niye ekmek yiyor.kerem bey size katılıyorum.büyük şehir için daha çok uğraşmamız gerekiyor.
Kerem Hepbilir
09.02.2012 07:37:04
Buğra yazılarını titizlikle takip ediyorum. Senin bahsettiğin bu konu Malatya ve Malatyalıları ve burda yaşıyan insanları ilgilendiren tek bir konu Ekmek Fırınlarındaki ekmektenmi,Yollardaki trafik keşmekeşliğinden
Yapılan kaldırımların 1 sene gibi kısa bir zaman içinde deforme olmasındanmı Sokak lambalarının Ledli lamba olmayıpta halojen elektriği
daha çok sarfeden lambalardanmı hangi konudan bahsedeyim.
Sözün kısası ben şahsen Büyük şehir olacağımıza ve onun biz bu şehirde yaşıyanlara getireceği yükümlülüklerden şahsen bir Malatyalı olarak korkuyorum.Büyük şehir olmayı hak etmiyoruz herhalde
Mehmet Sönmez
07.02.2012 09:49:01
Arş.Gör Murat Bey sizin elektrik arızanız nedeniyle yolun kazılması belediyenin yetkisinde değildir.Siz belediyeden yolu kazmak için izin alırsınız ve daha sonra kendi ayarladığınız kepçeyle yolu kazarsınız ve bunun bedelini de belediyeye yatırsınız. Aldığınız izinle birlikte belediye size oradaki kablo ve doğalgaza ilişkin bilgi verir. Bu işlerin işleyişi böyledir. Eğer belediye size kepçe gönderip yolu kazdırmışsa oda caddenin trafik hassasiyeti nedeniyle yapmıştır.Okazı işleminin uzun sürmemesi için buda belediyenin ne kadar sorumlu davrandığını gösterir.Siz yapmanız gerekenleri yapmamış
Şakir Benli
07.02.2012 09:26:38
Murat bey ilk yorumunuzda” bu yazı 02.02.2012 tarihinde kaleme alınmıştır. Yazının yayınlandığı an itibariyle yaklaşık 20 saattir kesik olan elektrik için hala hiçbir işlem yapılmadı.”diyorsunuz şimdi de bu yazıdan 30 dakika sonra belediye geldi demişsiniz anlam veremedim, hoş yazınız baştan aşağı tutarsız ama saat 15.00 eve gittik dedem yarım saattir elektrik yoktu diyorsunuz. Daha sonra başka satırda sabahtan beri olmadığını söylemişsiniz.Daha önceki yazılanızda kalite vardı bu yazınız köşe yazısı olma kalitesinden yoksun bireysel bir sorun
Murat Buğra TAHTALI
06.02.2012 20:08:43
... tedaş yetkilileri yeniden gelip arızayı giderdi ve nihayet 24 saat sonra Çağlayan Apartmanı sakinleri elektriğe kavuşmuş oldular. Dolayısıyla yerin altından geçen elektrik aksamından dolayı orayı "belediyenin" kazması gerekiyordu... Bu işlem yapılmadan TEDAŞ yetkilileri de elektriği yeniden bağlamak için hiç bir işlem yapamazlar. Yazımda da bunları belirttim. Şayet durum belediyenin yetkisinde olmasa idi, yetkisiz addedilen belediye olmayan bir yetkiyi üzerine alıp o yolu kazmazdı. Demek ki, araştırmak kadar okuduğunu iyi anlamak da önemli ki, kamuoyu yanlış bilgilendirilmesin.
Murat Buğra TAHTALI
06.02.2012 20:03:27
Sayın Mehmet Sönmez,
Bir araştırma görevlisi olarak elbette elektrik kesintisinin TEDAŞ'ın sorumluluğunda olduğunu biliyorum. Yazımı daha dikkatli okursanız zaten ilk olarak kesintiyi TEDAŞ'a ihbar ettiğim anlaşılacaktır. Ancak elektrik kabloları altyapısal olarak zamanında yerin altına yapıldığından TEDAŞ yetkilileri önce yerin kazılması gerektiğini ifade ettiler. Yolların kazılmasının kimin yetkisinde olduğunu eski bir belediye çalışanı olarak en az benim kadar iyi bilmeniz lazım. Nitekim o belediye bu yazı yayımlandıktan yaklaşık yarım saat sonra gelip yeri kazdılar. Bunun üstüne...
Mehmet Sönmez
06.02.2012 12:05:25
Önceki Yorum devamıdır.Uzun yorum yazamıyormuş eksik kaldıda
Belediye birde kendi aydınlattığı sokaklardaki aydınlatma arızalarına bakmaktadır. Bir araştırma görevlisi olarak TEDAŞ personelinin ifadesine dayanarak alakasız bir şekilde alenen belediyeyi suçlamanız çok yanlış, hiç bir yerde belediyenin yeraltından geçen enerji kablolarıyla ilgili sorumluluğunu duydunuz mu, siz bir araştırma görevlisisiniz ama sanırım bu konuyu fazla araştırmamışsınız. Yani sizin yazınızda belirttiğiniz abone arızası TEDAŞ’IN sorumluluğunda olan bir arızadır.
Mehmet Sönmez
06.02.2012 12:03:34
Sayın Murat Bey yazınızı bu gün okudum, yazınızda belirttiğiniz konuya ilişkin bir açıklama yapmak istedim. Öncelikle belediye konusunda yazdığınız kısımla ilgili olarak eski bir belediye personeli olarak konuyu bildiğim için belirtmek isterim belediye elektrik arızaları noktasında hiçbir sorumluluğa sahip değildir. Bildiğiniz gibi belediye elektrik dağıtım işi yapmamaktadır. Belediye sadece kendi çalışmaları sonucunda(kaldırım, yol vb) eğer bir abonenin hattına zarar verirse bu arızayı belediye kendi gidermektedir. Belediye birde kendi aydınlattığı sokaklardaki aydınlatma arızalarına bakmakta
Murat Buğra TAHTALI
03.02.2012 11:00:07
Değerli okurlar, bu yazı 02.02.2012 tarihinde kaleme alınmıştır. Yazının yayınlandığı an itibariyle yaklaşık 20 saattir kesik olan elektrik için hala hiçbir işlem yapılmamıştı... Bu işin peşini bırakmayacağım, bir idare hukukçusu olarak, sorunun giderilmemesi halinde her türlü yasal yola başvuracağım...