Yıl 1970 Mevsimlerden Kış, aylardan ocak, Akpınar civarındaki kasap dükkânımızdayım. Saat 17.30 suları, bir beyefendi dükkândan içeri girdi.
Mevsim Kasabı burası mı efendim...?
Rahmetli babam Bedir Bey—evet efendim...
Buyurun...
Efendim; malumunuz ben Malatyalı değilim, memuriyet görevi nedeniyle Malatya’da bulunuyorum bu nedenle güvenebileceğim, alışveriş yapabileceğim esnafları sorduğumda kasap olarak sizi tavsiye ettiler. Sizden sucuk almışlar, bir vesile alan arkadaşlarla beraberdik, sucuk ikram ettiler çok güzeldi. Çok beğendik. Nereden aldığını sorduğumda Akpınar’dan aldığını, Akpınar’ın sucuğu olduğunu söyledi.
Babam, teşekkür etti. Tebessüm ederek biz sucuk satmıyoruz dedi. Arkasından ekledi... Biz sucuk yapıp satmayız. Yalnız ne kadar sucuk istiyorsanız o kadar sucukluk et veririz, ona göre baharatını alırsınız veya biz aldırırız. Etleri kıyma yaparız evinize götürürsünüz, baharatını tuzunu, sarımsağını kendinize göre ayarlarsınız, aldığınız et 10 kg üzeri ise ona göre baharatçıdan bağırsak alır ıslatırsınız, ikinci gün de akşam saat 19.30 gibi getirirseniz sucuğunuzu et makinesinde bağırsaklara doldurup, kangal, kangal yaparız, sucuğunuzu alır gidersiniz.
Beyefendi memnuniyetini dile getirdi. Biraz kuşbaşı, biraz kıyma biraz da pirzola alarak dükkândan ayrıldı.
İkinci gün aynı saatlerde geldi. Ayda 3 kilogram sucuk tüketimimiz var 4 ay gibi süreçte 12 kilogram sucuk yaparsanız yeterli olacaktır diyerek 12 kilogram kıyma istedi. Kıyması çekildi. Daha sonra farklı önerileriniz var mı diye sordu.
Malatya usulü bez torbada da yapılabilir. Malatya’da tüccar pazarından alacağınız birkaç metre bezi 25’ e 30 ebadında bez torbalar halinde diktirirseniz her sene kullanırsınız cevabını aldı.
Kese şeklindeki bez torbalara ince bir şekilde doldurulan sucuklar evde serin bir ortamda kurutuluyor.20-30 tane torba bir eve yetiyordu. Malatya merkezdeki hemen, hemen her evde bu torbalar bulunuyordu.Halfettin,Yeni Hamam, Akpınar, Dabakhane, İsmetiye, Hamidiye, İzzetiye, İskender,mahalleleri özetle Malatya merkez mahallelerinin hepsinde mevcuttu.
Beyefendi sucukluk kıymasının malzemelerini de aldı. Sarımsağının, baharatının karıştırılmasını istedi. Bağırsağını da evinde ıslatıp bir gün sonra akşam saat 19.00 gibi geldi. Sucuğu et makinesinde doldurulup kangal, kangal yapıldı. Beyefendiye verildi...
Beyefendi şöyle dedi: Ben birkaç il görevde bulundum, sizdeki şeffaflığı, dürüstlüğü müşteri hassasiyetini çok az gördüm. Çok teşekkür ederim dedi ve ayrıldı.
Rahmetli babam Bedir Bey, kul hakkından korkan saygılı bir kişiydi. Kimse de kendi ile ilgili bir soru işareti kalmasına müsaade etmezdi.
15 yaşlarındayım, kasap dükkânın et ihtiyacını temin edecek bilgiye sahibim. Koyun, keçi ve dananın etli ve zayıfını bildiğim gibi, etinin de kaç kilogram geleceğini biliyorum.
Babama dedim ki! Baba, sen ya koyun, keçi ya da sığır kesiyorsun neden dana kesmiyorsun? Hâlbuki dananın kazancı daha çok
Babam gülümsedi, ben dana kesemem dedi...
Neden dedim...
Oğlum sığır eti, dana eti 8 lira, koyun keçi eti 10 lira... Dananın eti koyun etine keçi etine benzer, müşteri onu ayırt edemez. Çengelde asılı olan koyun etinden veya keçi etinden ister, daha sonra diğer çengelde asılı olan dana parçasını da ilave etmemi ister. Bende insanım dalgınlığıma gelir veya nefsime uyar dana etini, koyun eti keçi eti gibi satar koyun eti parası alırım, ben bunun hesabını nasıl verebilirim... Allah benden kul hakkı sormasın derdi. Terazinin müşteri tarafının ağır gelmesine hassasiyet gösterirdi.
Salkım saçak buzların sarktığı, yolların karlarla kapandığı kış günlerinde sucuk, yumurtalı sucuk, kavurma Malatya evlerinin olmazsa olmazlarındandı. Hele yanında tandır ekmeği birde Malatya Peyniri... Değmeyin keyfimize... Çayımızı yudumlarken his etiğimiz nefaseti bu gün his etmemiz çok zor oluyor. Herkesin hazıra koştuğu içinde ne olduğunu bilmediği yiyecekler bizlerde ne tahribatlar yapıyor...
Hey gidi Akpınar’ın Sucukları, hey gidi nefasetine doymadığımız ev yapımı kavurma tarih oldunuz. Sizleri yazmakla, anlatmakla gönlümüzü eğliyoruz...
Saygılarımla...